Mehmet Mert
[email protected]
Neleri yazmalı neleri yazmamalı? Gazeteci kesin hüküm belirtmez!
Seçimler gelir geçer. Hele hele ülkemizde neredeyse her sene bir seçim yaşanıyor. Genel seçim. Yerel seçim. İlçe başkanlıkları seçimi. Meslek örgütü seçimi. Hemşehri derneği seçimi. Okul aile birliği seçimi. Site yönetimi seçimi. Spor kulübü başkanlığı seçimi. Arkadaş seçimi. Okul seçimi. Eş seçimi.
Uyduruk anketçilere yaptırım uygulanmalı... Bu seçimde “Kulak çekme girişimi'' gerçekleşecek...
Her seçim mantar gibi türeyen yeni yayın organları gibi bir de anket şirketleri türüyor. Yapılan şu araştırmaya göre başlar ve masa başı rakamlar açıklanır. Şu aday şurada yüzde bilmem kaç alıyor. O aday orada yüzde bilmem kaçta kalıyor. O kazanıyor diğeri kaybediyor.
BU HÜRRİYET O HÜRRİYET DEĞİL!
Basın özgürlüğü, basın saygınlığı, basın hakları, basın dayanışması v. s. derken, basın vicdanını gözardı etmişiz. Oysa her meslektaşım çok iyi bilmelidir ki, vicdanı olmayan basın kötü niyetlilerin ekmeyine yağ sürer.
İmamoğlu’nun dili, Binali Yıldırım’ı da etkiledi... “Analarını belleyeceğiz'' diyene de bakın İmamoğlu ile Yıldırım'a da...
İyi şeyler de oluyor ülkemizde. Enseyi karartmamak gerek. Bakın mesela dün AK Parti İBB adayı Binali Yıldırım'dan alkışlanacak bir 'beka' açıklaması geldi.
Adaylar rüyalarda, seçmen hülyalarda!
31 Mart'a şunun şurasında ne kaldı? Üç haftadan az bir süre sonra sandıklar sayılacak ve nerede kimlerin kazanıp kimlerin kaybedeceğini öğrenmiş olacağız. Ve bu seçim sonrasında şayet erken seçim yaşanmaz ise bir daha en az dört sene seçim meçim sesi duymayacağız.
