Kritik seçime doğru
Şöyle söyleyelim; Şu anda, küresel ilgi ağırlıklı olarak İngiltere ve Fransa'ya odaklanmış durumda. Özellikle de bu Pazar yani 30 Haziran ve 7 Temmuz’da yapılacak iki turlu erken seçim sonucunun Fransa'yı uzun süreli bir istikrarsızlık dönemine sürüklemesinden çekiniliyor.
‘Değişim‘ isteniyor
Büyük Britanya’da yapılacak seçimden bahsediyorum. Takip edenler bilir. 22 Mayıs‘ta Başbakan Rishi Sunak tüm spekülasyonlara son verdi: Yeni seçimin beklendiği gibi sonbaharda veya kışın değil, 4 Temmuz'da yapılacağını açıkladı. İngiliz sisteminde seçimlerin zamanlaması başbakanın sorumluluğunda.
Fransa’da kaos riski
Geçenlerde The New Yorker dergisi elime geçti. Okurken dikkatimi çekti. Bir hikayede geçiyor. Venedik Cumhuriyeti'nin klasik günlerinde, sokaklarda bir tür posta kutusu varmış.
Avrupa’da beş kriz
Avrupa Parlamentosu seçimlerinin tozu dumanı az çok dağıldı. Sonuçları netleşmeye başlıyor. Önemli bir sağa kayış yaşandı. Gerçi bu şimdilik AB kurumlarında aşırı sağı iktidara getirecek bir kayış değil. Ama aşırı sağ partilerin seçim performansı, seçmen memnuniyetsizliğinin güçlü bir göstergesi.
Yön değişikliği mi?
Şöyle başlayalım. Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağ dalgası tamamen şaşırtıcı olmasa da şok etkisi yarattı. Aşırı sağın yükselişi net. Avrupa sarsıldı. Haberlerde, yorumlarda enine boyuma yazılıyor, açık oturumlarda bu konu tartışılıyor. Fazlaca bir tekrara gerek yok. Özeti şu.
