Erol Sırrı Yolcu
[email protected]
Şehirden çıktım köye!
Horoz, inek, koyun, kuş sesleriyle uyanarak güne başlamak köyde yaşayanlara mahsustur. Güneş tepenizde ya da şakır şakır yağan yağmur altında ayağınızda çizmelerle kimsenin emri altında olmadan, geç kalma endişesi olmadan hayatını devam ettirmek.
Hanım kızım bakar mısın?
Hanım bir çay koyuver! Hanım kızımız nereli? Güzel hanım kızım senin adın ne bir deyiver bakem. Babam, anneme “Hanım, çay demlesen de içsek”Veya “Hanım, hazırsan çıkalım” derdi. Adının Fatma olmasına rağmen, ya Hafız, ya Hanım derdi. Onunda hoşuna giderdi.
Güzel günler göreceğiz çocuklar...
Bugünler tuhaf geçiyor. Bazı evler de ışıklar dahi yanmıyor. Yüreklerinde ki yangın aydınlatıyor geceyi…Ağaçları yanmış. İstemiyorlar, karanlığı…Kimi evlerde sessizlik hakimOrmanda kalan ağaçları dinliyorlar. Fısıltı haline konuşuyorlar.
Kırgınlığım aşka
Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı. Paylaşacak hiç bir şeyimiz yok. Yine de gücümün yettiği kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı kaldırdım. Sevgini avuçlarımın arasına aldım. Ona sığınıyorum. İstenmeyen dudaklarımda, gülüşlerim.
Sesimi duyan yok mu?
Yazacak o kadar çok şey var ki. Gündem, dalgaların gel gitlerinden hızlı değişiyor. Malum ülkeler için Nato’ya giremez denildi. Madrid’de evetti alınca, “Bizde terörist yok” dediler. İsveç Dışişleri Bakanı yurttaşlarından aldığı olumsuz tepki üzerine ise “ boyun eğmedik lerini söyledi. .
