Bahattin Demir
[email protected]
Tarih iyiyi de kötüyü de unutmaz!
Siz hiç şehitliklerimizdeki mezar taşlarını okudunuz mu? Henüz 13 yaşına yeni basmış nice yiğitler düşmüş kara toprağın bağrına. Bizse şimdi Şehitlerimizin kemiklerini sızlatıyoruz.
Farklılığın farkına var
Şimdi sizlere çok bilinen ama hep göz ardı edilen bir şeyden bahsedeceğim. Toplumun arasına sıkışmış kalmış engelli çocuklarımız. Hepimiz biliyoruz ama farkında değiliz gibi davranıyoruz. Onların bu yaşamda bir yeri yokmuş gibi davranıyoruz.
Artık anneler ağlamasın!
Bir anne düşünün Serebral-palsi (fiziksel) özel gereksinimli evladının tedavi olabilmesi için yılda en az bir kez hastaneden ve rehberlik araştırma merkezinden rapor alması gerekiyor. Alsın da asıl mesele nasıl ve nerden rapor alabileceği meçhul biraz!
Hayat cesurları sever!
Bakıyorum şöyle etrafıma da bizim Down sendromlu Osman'daki cesaret; elinden ekmeği alınmış, kuzuların sessizliğine bürünmüş kişilerden daha fazla. Düşünsenize buğday ekiyorsun yan komşun geceden araklıyor, Sen koca günü derin bir suskunlukla geçirmeyi tercih ediyorsun. Hiçbir şey olmamış gibi.
Kameralarla mı cebelleşeceğiz eğitim mi vereceğiz?
Gelen var, gelemeyen hasta olan var, hastane randevusu olan var. Yani anlayacağınız o ki varda var. Şimdi hal böyleyken rehabilitasyon merkezleri ne yapsın?
