İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Doç. Dr. Ayhan Erbay'dan sanal medyada 15 yaş sınırı çalışmasına yönelik değerlendirme

Sanal medya kullanımının 15 yaş altı için sınırlanmasına ilişkin konun gündeme gelmesine ilişkin konuşan İstanbul Kültür Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı, Adalet ve Suç Psikolojisi Laboratuvarı Direktörü Doç. Dr. Erbay, 15 yaş sınırının, etkin yönetilebilirse bir yasak değil önlem paketi olabileceğini söyledi.

Doç. Dr. Ayhan Erbay'dan sanal medyada 15 yaş sınırı çalışmasına yönelik değerlendirme

Sanal medya kısıtlaması için belirlenen 15 yaş altı sınırının teorik olarak doğru bir nokta olduğunu belirten Doç. Dr. Ayhan Erbay, dijital medyada yaş faktörünün önemini şöyle tanımladı:

“Sanal medya, bu yaş grubu için yalnızca bir iletişim aracı değil; duygusal yüklenme, aşağılanma, dışlanma ve manipülasyon riski taşıyan bir alan haline gelmeye uygun bir alan. Bu açıdan bakıldığında telaffuz edilen yaş sınırı, teorik olarak doğru bir gelişimsel noktayı hedeflemektedir. Çünkü gelişimsel psikoloji bize net bir şey söylüyor; 10-14 yaş aralığı, çocukların dijital dünyaya en hızlı adapte olduğu; ancak riskleri ayırt etme, sonuçları öngörme ve duygusal düzenleme becerilerinin henüz yeterince gelişmediği bir dönemdir. Bu yaş grubundaki çocuklar: akran onayına aşırı duyarlıdır, sanal medyada gördüklerini kolayca model alır, dijital zorbalıkla karşılaştıklarında yardım istemekte zorlanır. Şiddet içeren içerikleri 'normal' ya da 'herkesin yaptığı şeyler' olarak algılayabilir."

Yasakların tek başına bir koruma mekanizması olmadığını belirten Doç. Dr. Erbay, doğru desteklerle birlikte uygulanması durumunda düzenlemelerin amacına uygun hale geleceğini belirtti. Doç. Dr. Erbay, bu yöndeki düzenlemelerin hangi koşullarda koruyucu bir etki yaratacağını ise şöyle tarif etti:

“Masada önerilen çözüm radikal görünebilir. Bu noktada olur mu olmaz mı sorusu tartışılıyor. Ancak adli psikoloji alanında çalışan bir akademisyen olarak bu tür düzenlemelere şu soruyla bakmayı daha anlamlı buluyorum: Bu adım hangi koşullarda gerçekten koruyucu olur? Taslağın etkili olabilmesi için somut, eş zamanlı ve uygulanabilir mekanizmalar gerekiyor. Kriminolojide 'Rutin Aktiviteler Teorisi' der ki; suçu önlemek için hedefi (çocuk), koruyucunun olmadığı ortamdan uzaklaştırırsınız. Mantık doğru. Ancak dijital dünyada kapıya kilit vurmak, arka pencerenin açık kalmayacağı anlamına gelmez. Etkili bir mekanizma olmadığı takdirde; çocuklar yaşlarını gizleyerek hesap açar, denetimsiz ve daha riskli platformlara yönelir ve dijital riskten kaçarken başka risk alanlarına sürüklenebilir."

SANAL MEDYADA YAŞ İÇİN BEYAN DEVRİ KAPANMALI

Doç. Dr. Ayhan Erbay, 15 yaş altı için sanal medya kullanımını düzenleyen sınırlamalarda dikkat edilmesi gereken noktaları ise şöyle sıraladı:

“Bugün 12 yaşındaki bir çocuk, doğum yılını değiştirerek dünyanın en tehlikeli dijital mahallelerine girebiliyor. Yaş sınırının yalnızca 'beyan' üzerinden işlemesi bu düzenlemeyi işlevsiz kılar. Bu noktada yaş için beyan devri kapanmalı ve gerçekçi yaş doğrulamasının yolu açılmalı. Burada, sanal medya platformları için Türkiye'de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü (NVİ) veya e-Devlet altyapısıyla API entegrasyonunun zorunlu hale gelmesi bir çözüm olabilir. Kullanıcı hesap açarken sistem, arka planda bu kişinin gerçekten var olup olmadığını ve yaşını doğrulamalı. Teyitsiz açılan her hesap, platform için ciddi idari yaptırımlara yol açmalı. Özetle ilke 'teyit yoksa, erişim de yok' şeklinde son derece net olmalı."

DHA

Yorumlar