İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Kedileri seviyoruz: Hayvanlar hastaların ruh hâline olumlu katkı sağlıyor

Dünya genelinde milyonlarca insanın hayatında özel bir yere sahip olan kediler, yalnızca evleri değil, bireylerin ve toplumların yaşam kalitesini de dönüştürüyor. Dünyada 600 milyondan fazla, Türkiye’de ise yaklaşık 10 milyon kedi insanlarla birlikte yaşıyor. Bu veriler, kedilerin yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor

Kedileri seviyoruz: Hayvanlar hastaların ruh hâline olumlu katkı sağlıyor

Son yıllarda yaşanan kedi sahipliğindeki artış eğilimi ile birlikte, modern yaşam dinamiklerine de uyum sağlayabilen kediler, yalnızca yaşamlarımızı, yaşam alanlarımızı birleştirdiğimiz canlılar değil; aynı zamanda duygusal, psikolojik ve sosyal iyilik halinin de önemli bir parçası haline geliyor. Bilimsel araştırmalar, kedilerin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini net biçimde ortaya koyuyor. Kedilerle etkileşim, beynin dopamin ve serotonin salgılamasını tetikleyerek stres seviyesini düşürüyor, mutluluk ve sakinlik hissini artırıyor. Uzun süreli araştırmalar, kedi sahiplerinin kalp krizi ve kardiyovasküler hastalıklardan kaynaklı ölüm risklerinin, hiç kedi sahibi olmayan bireylere kıyasla anlamlı derecede daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda kedilerin, kan basıncını düşürdüğü, stresi azalttığı ve bağışıklık sistemini destekleyen hormonların salgılanmasına katkı sağladığı bilimsel olarak doğrulanıyor.

Ruh haline iyi geliyor

Öte yandan kedi sahipliği, kaygı ve depresyonla mücadelede önemli bir rol oynuyor. Araştırmalar, hayvan sahiplerinin daha yüksek benlik saygısına, olumlu öz-imaja ve daha düşük yalnızlık düzeyine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle gençlerde ve yaşlı bireylerde, kedilerle kurulan bağın bir "amaç duygusu" kazandırdığı; sosyal izolasyonu azalttığı ve ruh sağlığını iyileştirdiği gözlemleniyor. İnsan-Hayvan Bağı Araştırma Enstitüsü (HABRI) tarafından yapılan bir ankete göre, aile hekimlerinin yüzde 87’si hayvanların hastalarının ruh hâline olumlu katkı sağladığını belirtiyor.
Ancak bu güçlü bağın sürdürülebilirliği, sorumlu hayvan sahipliği anlayışıyla mümkün. Sorumlu sahiplik; doğru beslenme, düzenli veteriner hekim kontrolleri, fiziksel ve sosyal ihtiyaçların karşılanması, güvenli yaşam alanları oluşturulması ve yaşam boyu bakım sorumluluğunu kapsayan bütüncül bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşım, hayvan refahını yalnızca bireysel duyarlılık değil; bilimsel, etik ve sistematik bir süreç yönetimi olarak ele almayı gerektiriyor.

Sorumlu hayvan sahipliği gerek 

Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu konu ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Royal Canin olarak hayvan sağlığını, yaşam boyu süren bütünsel bir süreç olarak ele alıyoruz. Bilimsel araştırmalar, veteriner hekim iş birlikleri ve önleyici sağlık yaklaşımıyla geliştirdiğimiz beslenme çözümlerimiz, kedilerin yalnızca bugününü değil, tüm yaşam döngüsünü korumayı hedefliyor. Sorumlu hayvan sahipliği; bilinç, bilgi ve sürdürülebilir bakım anlayışıyla mümkündür. Dünya Kediler Günü vesilesiyle bu bilinci birlikte büyütmenin önemine inanıyoruz. Yarım asrı aşan bir süredir sahip olduğumuz tüm bilgi birikimi ve deneyimimizi, onları daha iyi anlayabilmek ve onlara daha iyi bir dünya sunabilmek için çeşitli kanallar aracılığıyla tüm paydaşlarımıza açıyoruz. Her bir kedi eşsiz ve buna paralel her birinin farklı beslenme ve bakım ihtiyaçları bulunuyor. Bu ihtiyaçları anlayıp ona göre çözümler üretmek kurulan bu bağın ve yaratılan değerin daha da büyümesine katkı sağlayacaktır.”

   

Yorumlar