İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Siber güvenlikte insan işgücü ön planda

OCRadar Satıştan Sorumlu Başkanı Semra Erişkon, “Teknoloji evrildikçe, siber güvenliğin tanımı yeniden yazılsa da insan işgücü hâlâ merkezde yer alıyor. Siber güvenlikte güçlü olmak için sadece teknik önlemler almak yetmiyor” dedi.

Siber güvenlikte insan işgücü ön planda

OCRadar Satıştan Sorumlu Başkanı Semra Erişkon, “23 yıllık deneyimimle küresel satış organizasyonlarını sıfırdan inşa eden, liderlik kültürlerini dönüştüren ve yeni nesil teknolojilere ilham veren biri olarak şunu söyleyebilirim ki teknolojinin hızla geliştiği ve tehditlerin çeşitlendiği bir çağda, siber güvenliğin geldiği nokta kritik önem taşıyor” diye konuştu.Yalnızca müşteri portföyünü değil, liderlik kadrosunu ve partner kanalını da yeniden kurguladığını belirten Erişkon, “80 kişilik bir global satış ekibinin kurulmasında aktif rol aldım. Aynı dönemde şirket üst üste üç yıl boyunca yüzde 300’ün üzerinde satış büyümesi kaydetti. Bir şirketin siber güvenlikte güçlü olması, yalnızca teknik çözümlere yatırım yapmasıyla değil, bu yaklaşımı bir organizasyon kültürüne dönüştürmesiyle mümkün. Siber güvenlik, insan, süreç ve teknolojinin kesişim noktasında yaşayan bir disiplindir” ifadelerini kullandı.


 

Artık bir zorunluluk


Siber güvenlik çözümleri sektörü son beş yılda yalnızca teknolojik anlamda değil, iş yapış biçimleri, iş birlikleri ve liderlik anlayışında da büyük bir dönüşüm geçirirken Erişkon, “2020 sonrasında özellikle uzaktan çalışmanın kalıcı hale gelmesiyle güvenliğin sadece ofis duvarlarıyla sınırlı kalamayacağı ortaya çıktı. SASE, Zero Trust, XDR gibi yaklaşımlar hızla sahaya indi. Bu dönemde yalnızca güvenlik altyapısı değil, karar alma biçimleri de dönüştü. Her seviyede farkındalık yaratmak artık bir zorunluluk. Öte yandan yapay zeka hem tehdit tarafında hem savunma tarafında oyun değiştirici oldu. Yapay zeka destekli saldırılar giderek sofistike hale gelirken, savunma tarafında XDR, SOAR ve otomatik tehdit analiz platformları kaçınılmaz oldu. Ancak siber güvenlikte teknolojinin yanı sıra insan kaynağı, içgörü ve stratejik refleks hâlâ belirleyici bir rol oynuyor” dedi.


 

Esnekliği zorunlu kılıyor


Global siber güvenlik pazarının 2025 itibarıyla 250 milyar doları aşmasına ve yıllık ortalama yüzde 11 büyümesine rağmen, nicelik kadar niteliğin de önemini vurgulayan Erişkon, “Bugün siber güvenlikte yetenek açığı 3 milyonun üzerinde. Kadın temsiliyeti hala düşük. İnsan faktörü, saldırıların en zayıf halkası olmaya devam ediyor. Bu nedenle teknik sistemleri kadar organizasyonel yapıyı da eğitmek, geliştirmek ve güçlendirmek gerekiyor. proaktif savunma ve stratejik esneklik olmadan sürdürülebilirlik mümkün değil. Risk yönetimini sadece teknik parametrelerle değil, iş hedefleriyle uyumlu planlamak gerekiyor. Bu da sürdürülebilir siber güvenlik için stratejik esnekliği zorunlu kılıyor” diye konuştu. DHA


 

Yorumlar