İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Tansiyon aort damarınızı yırtabilir!

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in geçirdiği aort yırtılması üzerinden örnek vererek, bu yırtıkların temelinde genellikle aortada genişleme yani anevrizma ile birlikte kontrolsüz yüksek tansiyon sebebiyle olduğunu söyledi

Tansiyon aort damarınızı yırtabilir!

Tansiyon aort damarınızı yırtabilir!

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in geçirdiği aort yırtılması üzerinden örnek vererek, bu yırtıkların temelinde genellikle aortada genişleme yani anevrizma ile birlikte kontrolsüz yüksek tansiyon sebebiyle olduğunu söyledi

Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, aort yırtılmalarının ani ölümlerin önemli bir nedeni olduğunu belirterek, özellikle 40 yaş sonrası, yüksek tansiyonu, aort kapak problemi ve genetik yatkınlığı olan bireylerin yılda en az bir kez tomografi ile takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Aort diseksiyonu yani ana atardamarda yırtılmanın, kalp cerrahisinin karşılaştığı en acil durumlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Köksal, bu hastaların ancak yarısının hastaneye ulaşabildiğini, ameliyat olanların ise yalnızca yarısının hayatta kalabildiğini ifade etti. “Bu yırtıkların temelinde genellikle aortada genişleme yani anevrizma ile kontrolsüz yüksek tansiyon yer alır. Sırrı Süreyya Önder örneğinde olduğu gibi, daha önce 4.7 cm gibi sınırda ölçülen bir aort çapınız varsa ve kontrolsüz yüksek tansiyonunuz mevcutsa, risk çok yüksektir” dedi.

Felçle sonuçlanabilir

Yırtığın kalpten çıkan ana damarda başladığını ve aşağı inerek kalbi besleyen damarları tıkayabileceğini belirten Prof. Dr. Köksal, şu bilgileri verdi: “Sırrı Süreyya Önder’in kalp krizi geçirmesinin nedeni sağ koroner damarının bu yırtık nedeniyle tıkanmasıydı. Yırtık yukarıya çıktığında ise beyne giden kan azalabilir, bu da bayılma şikâyetleriyle kendini gösterebilir. Bu durum, hayati tehlikenin çok yüksek olduğunu gösterir.”

Genetik yatkınlık önemli

40 ile 60 yaş arası bireylerin bu açıdan en riskli grup olduğunu belirten Prof. Dr. Köksal, genetik faktörlere ve doğuştan gelen kalp kapağı bozukluklarına dikkat çekerek, “Bazı bireylerde aort kapağı üç yaprakçıklı olması gerekirken doğuştan iki yaprakçıklı olabilir. Bu durum, zamanla damarın genişlemesine ve yırtılma riskinin artmasına yol açar. Ayrıca ailede kontrolsüz hipertansiyon öyküsü varsa, bu da ciddi bir risk unsurudur” diye konuştu.

Yılda bir tomografi

Aort çapı normalin üzerinde olan, kontrolsüz tansiyonu bulunan bireylerin düzenli takip altında olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Köksal, “Bu hastaların yılda en az bir kez tomografi ile takip edilmesi gerekir. Tansiyonun mutlaka düzenli kontrol altında tutulması şart. Çünkü aort damarındaki yırtılma, tıpkı koroner damarlarındaki gibi önceden sinyal vermez. Göğüste ani bir yırtılma hissi, saplanan ağrı, bayılma ve tansiyon düşüklüğü gibi belirtilerle kendini gösterir” ifadelerini kullandı.

Tedbir hayat kurtarır

Aort diseksiyonunun çoğu zaman ani geliştiğini ve hastaların hastaneye ulaşmadan hayatını kaybedebildiğini vurgulayan Köksal, şunları söyledi:

“Bu nedenle, özellikle orta yaş ve üzeri bireylerde genetik riskler, aort kapakta problemve yüksek tansiyon varlığında düzenli taramalar yapılmalı. Erken teşhisle birlikte kan basıncını azaltmaya yönelik ilaç tedavisi, damar sertliğine yönelik yaşam tarzı değişikliği ve gerektiğinde cerrahi müdahale ile hayat kurtarılabilir. Unutulmamalı ki, basit tedbirlerle yüksek riskli bir ölümcül hastalık önlenebilir.” DHA

 

Yorumlar