İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Sevgi güvenle büyür: Romantik ilişkilerde güvenli bağlanma inşa edilebilir

Romantik ilişkilerde güvenli bağlanmanın, sevginin sürekliliğine dair içsel bir güven hissi oluşturduğunu belirten uzmanlar, bu kişilerin hem kendisini hem partnerini değerli ve güvenilir gördüğünü söylüyor

Sevgi güvenle büyür: Romantik ilişkilerde güvenli bağlanma inşa edilebilir

Romantik ilişkilerde güvenli bağlanmanın, kişinin hem kendisini hem partnerini değerli ve güvenilir görmesiyle karakterize olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu kişiler yakınlıktan korkmaz, mesafeden yıkılmaz ve ilişkide sürekli tehdit algısı yaşamaz.” dedi. Güvenli bağlanma oluşturan kişilerin partneri akşam yemeğine geç kaldığında hemen ‘beni önemsemiyor’ sonucuna varmadıklarını aktaran Aydın, “Önce gerçekçi açıklamaları düşünür. Tartışma yaşandığında ‘demek ki bu ilişki bitiyor’ yerine ‘şu an zorlanıyoruz ama çözebiliriz’ diyebilir. Araştırmalar, güvenli bağlanan bireylerin daha yüksek ilişki doyumu, daha düşük kıskançlık ve daha yapıcı çatışma çözme becerileri gösterdiğini ortaya koyuyor. Çünkü güvenli bağlanma, sevginin sürekliliğine dair içsel bir güven hissi oluşturur; kişi sevgiyi kanıtlarla sürekli doğrulamak zorunda kalmaz.” şeklinde konuştu.

Duygusal denge ve tutarlılık!

Güvensiz bağlanma stillerinin ise genellikle kaygılı, kaçıngan ve korkulu-kaçıngan olarak üçe ayrıldığına işaret eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Çoğunlukla erken dönem ilişki deneyimlerinden beslenir.” dedi. Güvensiz bağlanan birinin davranışlarına örnekler veren Aydın, şunları söyledi: “Kaygılı bağlanmada kişi mesajlara geç dönüşte yoğun huzursuzluk yaşayabilir, sık sık ‘beni gerçekten seviyor musun?’ diye sorabilir, partnerinin sosyal ortamlarını tehdit olarak algılayabilir. Kaçıngan bağlanan biri ise partneri duygusal olarak yakınlaşmak istediğinde konuyu değiştirebilir, ‘bu kadar büyütülecek bir şey yok’ diyerek mesafe koyabilir ya da tartışma anında susup geri çekilebilir. Korkulu-kaçıngan bağlanmada ise kişi hem yakınlık ister hem de incinmekten korktuğu için ani geri çekilmeler yaşar; bir gün yoğun ilgi gösterip ertesi gün uzaklaşabilir. Güvenli bağlanmayı diğerlerinden ayıran temel fark, duygusal denge ve tutarlılıktır: Ne yapışma ne de kaçma vardır; sorun olduğunda konuşma ve onarma eğilimi vardır.”

Geliştirilebilir bir süreç!

Güvenli bağlanmanın geliştirilebilir bir süreç olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, sabit bir kader olmadığını kaydetti. Kişinin önce kendi ilişki örüntüsünü ‘neden hemen terk edilme korkusuna kapılıyorum?’ ya da ‘yakınlık artınca neden daralıyorum?’ gibi sorularla fark etmeye başladığını aktaran Aydın, “Ardından duygusal düzenleme becerileri güçlendikçe tepkiler yumuşar; örneğin mesaj geç geldiğinde panik yapmak yerine bekleyebilme kapasitesi artar. Terapötik süreçler, sağlıklı bir partnerle kurulan tutarlı ilişki deneyimi ve açık iletişim bu dönüşümü destekler. Güveni artırmak için tutarlılık (söz–davranış uyumu), açık duygu paylaşımı (‘Sen hep böylesin’ yerine ‘böyle olduğunda kendimi değersiz hissediyorum’), çatışma sonrası onarım ve empatik dinleme kritik önemdedir. Araştırmalar, mutlu çiftlerin tartışmasız değil; tartışma sonrası tamir edebilen çiftler olduğunu gösterir.” açıklamasını yaptı. 

İç dünyanızı düzenleyin 

Bireyin içsel gelişiminin, güvenli bağlanmanın temel zemini olduğuna vurgu yapan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Öz-değeri dış onaya bağlı olan biri, partnerinin küçük bir eleştirisini bile reddedilme olarak algılayabilir; özgüveni daha sağlam biri ise bunu kişisel yıkım olarak yaşamaz.” dedi. Duygularını tanımayan birinin öfkesini pasif agresif davranışlarla gösterebileceğini; duygusal farkındalığı yüksek birinin ise ‘şu an kırıldım’ diyerek doğrudan ifade edeceğini dile getiren Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: “Öz-şefkat geliştiren bireyler partnerine karşı da daha yumuşak olur, sınır koymayı öğrenenler ilişki de daha dengeli kalır. Kısacası güvenli bağlanma yalnızca doğru partneri bulmakla ilgili değildir; kişinin kendi iç dünyasını düzenleyebilme kapasitesiyle yakından ilişkilidir. Sağlıklı ilişki, iki mükemmel insanın değil; kendi duygusal sorumluluğunu alabilen iki yetişkinin kurduğu ilişkidir.” 

 

 

Yorumlar