İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Sağlıkçının yükü giderek artıyor

Türkiye’de son dönemde açıklanan “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin ulaştığı yoğunluğu gözler önüne serdi. Ancak uzmanlara göre bu tablo yalnızca erişilebilirliğin değil, aynı zamanda sistem üzerindeki baskının da göstergesi. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayılarındaki artışın sağlık çalışanlarının omuzlarına binen yükü görünür kıldığını belirtti

Sağlıkçının yükü giderek artıyor

HABER:
ANIL BODUÇ

Son günlerde kamuoyunda sıkça dile getirilen “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin erişim kapasitesini gösteren bir istatistik olmanın ötesinde; hizmet kalitesi, hekim başına düşen hasta sayısı, randevu süreleri ve sağlık çalışanlarının artan iş yükü açısından yeni bir tartışma başlatmış durumda. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayısındaki artışın tek başına başarı göstergesi olarak sunulamayacağını belirterek, “Bu sayı, sağlık çalışanlarının olağanüstü fedakârlığının göstergesidir. Ancak aynı zamanda sistemin üzerindeki baskının da açık bir göstergesidir.” dedi.

Dakikalar içinde muayene 

Artan başvuru sayıları nedeniyle hekim başına düşen hasta sayısının yükseldiğine dikkat çeken Özlem Akarken, randevu sürelerinin daralmasının hizmet kalitesini doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Bir hastaya ayrılan sürenin 5-10 dakikaya sıkıştığı bir düzende; detaylı değerlendirme, koruyucu hekimlik ve nitelikli iletişim zarar görür. Bu durum hem hasta memnuniyetini hem de çalışan sağlığını etkiler.” Açıklamasını yaptı.

İş yükü sürekli artıyor 

Yüksek muayene sayılarının yalnızca hekimleri değil; hemşireleri, teknikerleri, sosyal hizmet uzmanlarını ve tüm sağlık kurum çalışanlarını etkilediğini vurgulayan Akarken, sistemin ekip yükü üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Sağlık hizmeti bir bütündür.” Dedi. Aynı zamanda artan yoğunluğun tüm meslek gruplarına yansıdığına dikkat çekerek, tükenmişlik sendromu, mesleki motivasyon kaybı ve hata risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Sağlıkta artık nitelik olmalı 

Sağlık sisteminde artan muayene sayıları ve yoğunluk tartışmaları sürerken, Sahim-Sen yapısal dönüşüm çağrısında bulundu. Sendikaya göre “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi yalnızca erişimi değil, aynı zamanda artan iş yükünü ve kalite üzerindeki baskıyı da gösteriyor. Bu nedenle sistemin nicelik odaklı değil, sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi merkezli yeniden ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, randevu planlamasının bilimsel kriterlerle düzenlenmesi, hekim ve sağlık kurum çalışanı sayısının artırılması ile iş yükünü azaltacak organizasyonel iyileştirmelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özlem Akarken, “1 milyar 200 milyon muayene bir sayı olabilir; ancak asıl mesele bu hizmetin ne kadar nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir olduğudur. Sağlıkta artık nicelik değil, nitelik konuşulmalıdır” dedi.

 

Yorumlar