İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Sağlıkçı geçinemiyor

Artan kira fiyatları, gıda harcamaları, ulaşım giderleri ,nöbet yükü, ödenmeyen izin kullandırılamayan fazla mesailer  arasında görev yapan sağlık ve sosyal hizmet çalışanları, ekonomik koşulların mesleklerini de doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor

Sağlıkçı geçinemiyor

Enflasyon rakamları açıklandı, memur maaşlarına yapılacak artış netleşti. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Haziran 2026 enflasyon verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziran ayında aylık yüzde 0,99, yıllık bazda ise yüzde 32,11 olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı aylık enflasyonu yüzde 17,76, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 32,03 oldu. Açıklanan veriler memur maaş artışlarını da belirlerken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ve emeklilerin alım gücü yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-Sen) Genel Başkanı Özlem Akarken, açıklanan rakamların ekonomik göstergeler açısından önemli olduğunu ancak sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının başta olmak üzere kamu çalışanları ve emeklilerinin  günlük yaşamında hissedilen gerçek tabloyu tam olarak yansıtmadığını belirtti.

Maaş artışı tek başına faydasız

Temmuz ayında yapılan maaş düzenlemelerinin çalışanların ve emeklilerin ekonomik sorunlarını kalıcı olarak çözmeye yetmeyeceğini ifade eden Özlem Akarken, "Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları 24 saat esasına göre, büyük fedakârlıklarla hizmet üretiyor. Ancak maaş artışlarının yalnızca enflasyon farkıyla sınırlı kalması gerçek refah sağlamıyor. Sürekli yükselen kira bedelleri, gıda fiyatları, ulaşım giderleri ve çocukların eğitim masrafları karşısında çalışanlarımızın alım gücü her geçen ay biraz daha azalıyor." dedi.

Geçim yükü karşılanmıyor

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının en önemli ekonomik sorunlarından birinin nöbet ücretleri olduğunu belirten Özlem Akarken, özellikle gece nöbeti tutan sağlık çalışanlarının ekonomik açıdan daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirterek, ‘‘Sağlık ve sosyal  hizmei kesintisiz devam eden bir kamu hizmetidir. Gece gündüz demeden görev yapan sağlık ve sosyal hizmet  çalışanlarımızın nöbet ücretleri, günümüz ekonomik koşullarını karşılamaktan uzak kalmıştır. Fazla mesai uygulamaları sosyal hizmet alanında çalışanlar içinde bedenen ve ruhen yıpranmaya neden olmaktadır. Bir kurumda farklı statüdeki kamu personelinin ücretleri ise maalesef hak edilen liyakat usulüne eğitime göre  uygun değildir. Artan yaşam maliyetleri dikkate alınarak nöbet ücretleri ve ek ödemeler fazla mesai ücretleri  yeniden düzenlenmelidir." ifadelerini kullandı.

Barınma da büyük problem

Özellikle büyükşehirlerde görev yapan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının en önemli sorunlarından birinin barınma maliyetleri olduğuna dikkat çeken Akarken, kira giderlerinin maaşlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Özlem Akarken, "Bugün birçok sağlık ve sosyal hizmet  çalışanımız maaşının önemli bölümünü kiraya ayırmak zorunda kalıyor. Özellikle büyükşehirlerde görev yapan hemşirelerimiz, ebelerimiz, teknikerlerimiz diğer sağlık personelimiz ve sosyal hizmet kurumlarında çalışan kamu personelleri  için barınma sorunu artık ekonomik bir mesele olmanın ötesinde mesleğin sürdürülebilirliğini etkileyen önemli bir problem hâline geldi." Diye konuştu.

Ekonomik kaygı belirleyici oluyor 

Sağlık ve sosyal hizmet  çalışanlarının yalnızca ekonomik değil, psikolojik olarak da ağır bir yük altında görev yaptığını belirten Akarken, "Geçim kaygısıyla yaşayan bir sağlık ve sosyal hizmet  çalışanından yüksek motivasyon ve verimli hizmet beklemek gerçekçi değildir. Ekonomik sorunlar çalışanların mesleki motivasyonunu, kurum bağlılığını ve hizmet kalitesini doğrudan etkiliyor. Sağlık ve sosyal hizmet sisteminin güçlü kalabilmesi için önce onu ayakta tutan çalışanların yaşam koşullarının güçlendirilmesi gerekiyor." İfadelerini kullandı.
 

İnsanca yaşama değerli 

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik refahının yalnızca maaş artışlarıyla değil, bütüncül sosyal politikalarla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Yalnızca dönemsel maaş artışlarının yeterli olmadığını belirterek sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının refahını artıracak kalıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Özlem Akarken, "Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları ve emeklileri olarak beklentimiz yalnızca enflasyon oranında maaş artışı değildir. Refah payını içeren, alım gücünü koruyan, nöbet ücretlerini güncelleyen, ek ödemeleri güçlendiren ve sosyal hakları geliştiren bütüncül düzenlemelere ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü güçlü bir sağlık ve sosyal  hizmet  sistemi, ekonomik kaygılardan uzak, huzur içinde görev yapan sağlık ve sosyal hizmet  çalışanlarıyla mümkündür. Çalışanla beraber emeklilerin verdiği   hizmetlerde göz önünde bulundurulup düzenlemeler bu çizgide yapılmalıdır." dedi.

Yorumlar