İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Prostat Kanserine dikkat çekildi

Medipol Sağlık Grubu, 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü kapsamında düzenlediği ‘Prostat Kanserine Karşı Ortak Akıl: Farkındalık Paneli’nde hastalığın tanı ve tedavisindeki güncel yaklaşımları masaya yatırdı. Farklı branşlardan hekimlerin bir araya geldiği panelde, prostat kanserinin farklı evrelerinde uygulanabilecek tedavi seçenekleri, teknolojik gelişmeler ve hastaya özel karar verme süreçlerinin önemi üzerinde duruldu.

Prostat Kanserine dikkat çekildi

Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde, 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen ‘Prostat Kanserine Karşı Ortak Akıl: Farkındalık Paneli’nde, prostat kanserine ilişkin güncel yaklaşımlar farklı tıp disiplinlerinin katkısıyla değerlendirildi. Moderatörlüğünü Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Rahim Horuz’un üstlendiği panelde; Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Erol, Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Soytaş, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Burçin Çakan Demirel, Radyasyon Onkolojisi Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok ve Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır bilgi ve deneyimlerini paylaştı.

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Rahim Horuz, prostat kanserinin özellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde sık görüldüğünü belirterek hastalığın her hastada farklı özellikler gösterebildiğini ifade etti. Tanı ve tedavi sürecinde ortak karar vermenin önemine değinen Prof. Dr. Horuz, “Tek bir hastalık değil, her hasta kendi özellikleri ile değerlendirilmelidir. Burada ortaklaşa karar vermek çok önemli. Tanı, tedavi aşamaları iyi değerlendirilmelidir. Tedavi süreçleri ince elenip sık dokunmalıdır” dedi.

Prostat kanserinin sinsi ilerleyebildiğini belirten Prof. Dr. Horuz, tedavi sonrasında hastaların takiplerinin devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, kanser tanısı alan kişilerin nüks ihtimaline karşı ömür boyu kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini belirtti.

Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Erol, prostat kanseri şüphesinin değerlendirilmesinde prostat MR’ının önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Teknolojideki gelişmeler sayesinde prostatın daha ayrıntılı ve derinlemesine incelenebildiğini ifade eden Prof. Dr. Erol, “Günlük pratikte prostat kanseri şüphesi olan kişilerde prostat MR’ı kullanıyoruz” dedi.

Erken evrede tespit imkanı

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Soytaş, prostat kanserinin geçmişte daha çok ileri evrelerde tespit edildiğini, günümüzde ise tarama yöntemlerinin gelişmesiyle hastalığın daha erken evrelerde yakalanabildiğini söyledi. Doç. Dr. Soytaş, “10-15 yıl öncesine kadar hastalığı ileri evrede saptıyorduk. Son yıllarda bu hastalığı evre 1 ya da evre 2’de tespit edebiliyoruz. PSA testi ile tespit edebiliyoruz. Son yıllarda tarama testlerinin yaygınlaşması, hastalığı tespit etmekte de büyük kolaylıklar sağlıyor” ifadelerini kullandı. Tarama yöntemlerinin gelişmesinin tanı sürecini kolaylaştırdığını belirten Doç. Dr. Soytaş, elle muayenenin toplumda oluşturduğu tedirginliğin de kişilerin muayeneden kaçınmasında etkili olabildiğini ifade etti.

Aile öyküsüne dikkat

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Burçin Çakan Demirel, aile öyküsünün prostat kanseri açısından önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirterek, ailesinde prostat kanseri bulunan kişilerin daha erken yaşlarda taramaya başlaması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Demirel, “Kişinin yakınlarında ve ailesinde varsa mutlaka erken yaşlarda tarama olması gerekiyor” diyerek, risk taşıyan kişilerin kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.

Işın tedavisi

Radyasyon Onkolojisi Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, prostat kanserinde ışın tedavisi uygulanırken hastanın yaşı ve prostatın büyüklüğünün önemli değerlendirme kriterleri arasında yer aldığını belirtti. Prostatın mesanenin altında ve rektumun önünde bulunduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Altınok, ışın tedavisinin doğru bölgeye uygulanmasının kritik olduğunu ifade ederek, “Yanlış yere yapacağınız ışın tedavisi farklı hastalıkları da beraberinde getirebilir. Burada uygulama kritik ve nokta atışı olmalı. Prostata hedeflemeniz ve doğru hedefi bulup ışınlamayı da ona göre yapmanız gerekiyor” dedi.

Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, PET görüntüleme yöntemlerinin hastalıkların daha ayrıntılı değerlendirilmesine önemli katkı sağladığını belirtti. Uygun hastanın doğru şekilde seçilmesinin önemine değinen Dr. Çakır, “Eğer bir sıkıntı varsa biz bunu nokta atışı olarak belirleyebiliyoruz ve tedavi süreci hakkında da önemli bilgi sahibi olmuş oluyoruz. Güvenli bir yöntem olduğunu da söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı. PET’in hastalığın yayılımının değerlendirilmesinin yanı sıra nüks şüphesi bulunan durumlarda da önemli bilgiler sağlayabildiğini belirtti. 

DHA

Yorumlar