İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Karar verirken sağlığımız gidiyor!

İnsanlık ilerledikçe fiziksel yükleri azaldı, ancak zihinsel aktiviteler için aynısını söylemek oldukça güç. Bilim insanlarına göre günde ortalama 35.000 karar veriyoruz. Sürekli olarak bir karar verme halindeyiz ve bu karar yorgunluğu, zihinsel enerjimizi sandığımızdan çok daha fazla tüketiyor.

Karar verirken sağlığımız gidiyor!

Uzmanlar, gün boyunca verdiğimiz her küçük kararın zihinsel enerjimizden bir parça çaldığını belirtiyor. İçerik üreticisi Barış Özcan'ın YouTube kanalında aktardığına göre bu durumu anlatmak için kullanılan en popüler metaforlardan biri "kaşık teorisi": Her sabah sınırlı sayıda "enerji kaşığı" ile güne başlıyoruz. Duş almak, kahvaltı hazırlamak, bir e-posta yanıtlamak, sosyal medyada gezinmek... Her biri birer kaşık götürüyor. Günün ilerleyen saatlerinde ise beynimiz, tıpkı çok program açılmış bir bilgisayar gibi yavaşlamaya başlıyor.

Karar yorgunluğu ölçülebilir

Bu durumun bilimsel adı: karar yorgunluğu yani İngilizce kullanılan haliyle 'decision fatigue'. Araştrımalar, insanlar günün erken saatlerinde daha net ve rasyonel kararlar verirken, gün sonuna yaklaştıkça bu kararların daha yüzeysel, daha aceleci ve daha hataya açık hale geldiğini ortaya koyuyor. İşte bu yüzden bazı yöneticiler her gün aynı kıyafeti giyiyor; çünkü bu sayede küçük bir kararı daha ortadan kaldırarak zihinsel enerjilerini koruyorlar.

Beyni tüketen sessiz tehdit 

Karar yorgunluğunun bir diğer tetikleyicisi de sürekli maruz kaldığımız bilgi akışı. Bildirimler, e-postalar, sosyal medya içerikleri derken beynimizin ana uyarıcı nörotransmitteri olan glutamat seviyeleri aşırı yükseliyor. Bu da dikkat dağınıklığı, odaklanma sorunları ve hatta "beyin sisi" olarak bilinen bilişsel yavaşlamaya yol açıyor.

Bu yorgunluğumn çözümü nedir? 

Uzmanlara göre karar yorgunluğuyla baş etmenin yolu, günlük yaşamda bazı kararları otomatikleştirmek ve enerjiyi en çok gerektiren işleri günün zihinsel olarak en taze zamanına bırakmak. Sabah saatleri genellikle zihinsel açıdan en güçlü olduğumuz zaman dilimidir. Önemli işleri bu saatlerde halletmek, verimliliği ve karar kalitesini artırabilir. Ayrıca sosyal medya maruziyetini azaltmak, uyku kalitesini artırmak, beslenme rutinlerini düzenlemek ve gün içerisinde bilinçli molalar vermek de zihinsel enerjiyi korumanın etkili yolları arasında yer alıyor.



 

Yorumlar