İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Depremin etkileri ruhumuzda kaldı

6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde afet sonrası psikolojik etkiler yeniden konuşulmaya başlıyor. Günlük yaşam devam ederken pek çok kişi açıklamakta zorlandığı bir huzursuzluk, iç sıkıntısı ve gerginlik hissi yaşıyor

Depremin etkileri ruhumuzda kaldı

 

Deprem gibi büyük travmalar yalnızca yaşandığı anla sınırlı kalmıyor. Zihin, tehlike geçmiş olsa bile bazı tarihleri ve çağrışımları risk sinyali olarak algılamayı sürdürüyor. Yıl dönümleri ve çevresel uyaranlar ruhsal alarm halinin yeniden devreye girmesine neden oluyor. Afet sonrası psikolojik dayanıklılığın herkes için aynı şekilde ortaya çıkmadığını belirten Klinik Psikolog Melike Urcan, dayanıklılık kavramının çoğu zaman yanlış anlaşıldığını vurguluyor. “Dayanıklılık hiç etkilenmemek anlamına gelmez. Kimi birey yaşadıklarını açıkça dile getirirken kimi birey sessiz bir yük taşır. Dışarıdan güçlü görünen kişilerde içsel baskı daha yoğundur. Bu süreçte en sık karşılaşılan duygular kaygı, yas ve tükenmişliktir. Bir yandan yaşam sürerken diğer yandan zihinsel yorgunluk derinleşir. Kişi aynı anda üzgün, gergin ve bitkin hisseder” diyen Psikolog Urcan, bu duyguların uzun süre devam etmesinin ruhsal zorlanmanın arttığını gösterdiğini ve profesyonel destek ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor.

 

Zihin alarmı kapatmıyor 

 

Travma sonrası dönemde zihnin önceliğinin güvenliği korumak olduğunu dile getiren Psikolog Melike Urcan, tehlike ortadan kalksa bile ruhsal düzeyde tetikte olma halinin devam ettiğini aktarıyor. “Geçmişte yaşanan büyük bir tehlike geride kalsa bile zihin tetikte kalır. İstem dışı hatırlamalar bu sürecin doğal bir parçasıdır. Kişinin aklına gelen düşünceler, görüntüler ve duygular kontrol kaybı olarak değerlendirilmemelidir” diyen Psikolog Urcan, bu belirtilerin bastırılmaya çalışılmasının içsel gerginliği artırdığını belirtiyor. Ruhsal zorlanmanın günlük yaşamı etkilemeye başlaması durumunda destek almanın geciktirilmemesi önem kazanıyor.

Çocuklar da etkilendi 

 

Afetlerin psikolojik etkileri yalnızca yetişkinlerle sınırlı kalmıyor. Çocuklar da bu dönemlerde çevredeki gerginliği yoğun şekilde hissediyor ancak yaşları gereği duygularını kelimelere dökmekte zorlanıyorlar. Uyku sorunları, içe kapanma, ani öfke tepkileri ve bedensel yakınmalar, çocuklarda görülen başlıca sinyaller arasında öne çıkıyor. Çocuklarla iletişimde kullanılan dilin sürecin seyrini doğrudan etkilediğini söyleyen Psikolog Melike Urcan, ebeveynlerin yaklaşımının belirleyici olduğunu hatırlatıyor. “Çocuklara yaşlarına uygun, sade ve gerçekçi açıklamalar yapılması güven duygusunu destekler. Konunun tamamen kapatılması ya da aşırı ayrıntılı anlatımlar kaygının derinleşmesine yol açar” diyen Urcan, davranış değişikliklerinin kalıcı hale gelmesi durumunda çocukların da ruhsal açıdan değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Bu durumlarda destek alın 

Bu dönemde yaşanan ruhsal tepkilerin zamanla hafiflemesi bekleniyor. Ancak bazı belirtiler günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemeye başladığında profesyonel değerlendirme ihtiyacı ortaya çıkıyor. Sürekli tetikte olma hali, yoğun kaygı, uyku bozukluğu, dikkat dağınıklığı ve bedensel gerginlik bu belirtiler arasında yer alıyor. “Erken dönemde yapılan ruhsal değerlendirme hem yetişkinlerde hem çocuklarda sürecin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar” diyen Psikolog Urcan, destek almanın ruhsal yükün derinleşmesini önleyen önemli bir adım olduğunu hatırlatıyor.


Psikolojinizi güçlü tutun

 

Afetlere karşı psikolojik hazırlık, belirsizlikle baş etme kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Bilgi kirliliğinden uzak durmak, güvenilir kaynaklara yönelmek ve bedensel sinyalleri dikkate almak ruh sağlığını korumada belirleyici rol oynuyor. Çakmak Erdem Hastanesi’nden Klinik Psikolog Melike Urcan, 6 Şubat gibi toplumsal hafızada derin iz bırakan tarihlerde ruhsal belirtilerin arttığını belirterek, bu süreçte zorlanan bireylerin ve çocukların psikiyatri birimlerine başvurmaktan çekinmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Yorumlar