İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Üniversiteye değil hayata koşuyorlar

Türkiye’de yükseköğretime ilgi azalıyor. Enstitü Sosyal’in raporuna göre üniversite sınavına başvuru ve yerleşme sayıları gerilerken binlerce kontenjan boş kalıyor. Gençler, yıllarca okuyup işsiz kalma kaygısıyla üniversite yerine erken yaşta çalışmayı tercih ederken özellikle sosyal bilimler ve iletişim alanlarında okuyan öğrenciler gelecek endişesi yaşıyor

Üniversiteye değil hayata koşuyorlar

GENÇLERİN BÜYÜK BİR KISMI ÜNİVERSİTEYİ KAYIP GİBİ GÖRÜYOR

Türkiye’de üniversite mezunu sayısı artarken diplomanın iş hayatındaki karşılığı konusunda yaşanan kaygılar gençlerin yükseköğretime bakışını değiştiriyor. Özellikle tıp ve istihdam olanağı daha yüksek bazı mühendislik alanları dışında sosyal bilimler, iletişim ve benzeri bölümlerden mezun olan gençlerin iş bulma konusunda yaşadığı belirsizlik, “Üniversite okumaya değer mi?” sorusunu gündeme taşıyor. Enstitü Sosyal’in raporunda 208 üniversitede 6 milyon 835 bin 115 öğrencinin eğitim gördüğü belirtilirken, 2025’te önlisans programlarında ilk yerleştirmede 18 binden fazla kontenjanın boş kaldığı kaydedildi.

GENÇLERİN GELECEĞE DAİR UMUDU KAMPÜSTE AZALIYOR!

Üniversiteye giden gençler açısından da tablo her zaman umut verici değil. Özellikle sosyal bilimler ve iletişim fakültelerinde eğitim gören öğrenciler, mezuniyet sonrasında iş bulamama ve meslekleriyle ilgili güvencesiz çalışma endişesi taşıyor. Yıllarca üniversite okuyup ardından iş aramak zorunda kalmak, bazı gençleri daha erken yaşta çalışma hayatına yöneltiyor. Bu durum, yükseköğretime yönelik talepteki düşüşün yalnızca demografik nedenlerle açıklanamayacağını gösteriyor. Bir yandan üniversite mezunu sayısı artarken diğer yandan gençlerin “diploma sahibi olmak” ile “meslek sahibi olmak” arasındaki farkı daha fazla sorguladığı görülüyor. 

Yabancı öğrenci sayısı artıyor

Raporda Türkiye’deki uluslararası öğrenci sayısındaki hızlı artış da ele alınıyor. Buna göre 2013 yılında 43 bin 251 olan uluslararası öğrenci sayısı, 2025 sonunda 337 bin 119’a yükseldi. Böylece Türkiye’nin uluslararası öğrenci sayısı 12 yılda yaklaşık sekiz kat arttı. Türkiye, raporda dünyada en fazla uluslararası öğrenciye sahip sekizinci ülke olarak gösteriliyor. Uluslararası öğrencilerin uyruklarına göre dağılımında ilk beş sırada Suriye, Azerbaycan, Türkmenistan, İran ve Irak bulunuyor. Uluslararası öğrencilerin yüzde 70,9’u lisans, yüzde 16,47’si ön lisans düzeyinde eğitim görüyor. Yüksek lisans öğrencilerinin oranı yüzde 9,35, doktora öğrencilerinin oranı ise yüzde 3,28 seviyesinde kalıyor.

Yorumlar