İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Özel hastanelerin insafına kaldık

Kadıköy’de “Marmara-İstanbul Depremine Hazırlıklı Mıyız?” eylemi düzenlendi. Eyleme katılan İstanbul Tabip Odası olası bir depremde devlet hastanelerinin yetersizliğinden dem vurarak “Çapa, Cerrahpaşa, Şişli Etfal gibi büyük devlet hastaneleri taşınıp, parçalandı. İstanbul'da sağlık hizmetleri özel sektörün hegemonyasına teslim edildi” açıklamasını yaptı

Özel hastanelerin insafına kaldık

HABER:
UFUK ÇOBAN

ÇAPA PARÇALANDI: 

Eylemde bahsi geçen hastanelerden biri olan Çapa'nın büyük bir bölümü Esenyurt'a taşınmış geçtiğimiz günlerde de açılışı yapılmıştı.

Deprem Çalışma Grubu, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Barosu, İstanbul Dişhekimleri Odası, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Kadıköy’de ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. 15 Şubat Pazar günü Kadıköy İskele Meydanı’nda gerçekleşen basın açıklamasında hem deprem bölgesindeki sorunlara değinildi hem de olası Marmara-İstanbul depremine karşı uyarılarda bulunuldu.

DEPREMDE  İSTANBUL'UN SAĞLIK SİSTEMİ ALARM VERECEK

Basın açıklamasında, “Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen deprem bölgesinde barınma, sağlık, eğitim ve ekonomi sorunları sürmektedir. Bu tablo, Marmara-İstanbul depremi açısından geleceğe dair güven vermemektedir. Bilim insanları yaklaşık 7,4 büyüklüğünde olması beklenen Marmara-İstanbul depreminin yalnızsa İstanbul’u değil, tüm Marmara Bölgesi’ni ve Türkiye ekonomisini derinden etkileyeceğini ifade etmektedir. 1999’dan beri bu gerçeği biliyoruz. Peki, hazırlıklı mıyız? Hazırlık için yapılan plan ve projeler büyük ölçüde kağıt üzerinde kalmıştır. Afet öncesi risk azaltma ve hazırlık ilkeleri hayata geçirilmemiştir. Depreme en kritik anda yanıt verecek olan kamusal sağlık sistemi zayıflatılmıştır. Sermayenin ve siyasi iktidarın afetlere karşı gereken önemi vermediğini, temel yaklaşımın krizi fırsata çevirme olduğunu bilmekteyiz. Şubat 2023 depremi sonucu yaşananlar bunu açık biçimde ortaya koymaktadır.” denildi.

Sağlık özel sektöre bırakıldı; KAMU HASTANELERİNİN KAPASİTELERİ  BÜYÜK ORANDA AZALDI 

İstanbul’un depreme hazırlıklı hale getirilmediğine değinilen açıklamada, “İstanbul’da birçok kamu sağlık kurumu tamamen ya da kısmen yıkılmış, taşınma adı altında kapasiteleri büyük oranda azaltılmıştır. İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi, İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi bu süreçten doğrudan etkilenmiştir. Depremde en çok gereksinim duyulacak olan kamu hastanelerinin zayıflatılması, sağlık hizmetini fiilen özel sektörün hegemonyasına bırakmaktadır. İstanbul’da toplanma alanları yetersiz ve afet durumuna uygun altyapıdan yoksundur. Geçici barınma alanları net biçimde planlanmamıştır. Moloz yönetimi için somut, şeffaf bir yol haritası bulunmamaktadır. Kentsel dönüşüm ranta teslim edilmiştir. Depreme karşı alınması gereken önlemlerin sorumluluğu asgari ücretliye, geçinemeyen emekliye, yoksullara yüklenmiştir. Depreme karşı alınması gereken önlemlerin sorumluluğu yoksul halka, asgari ücretliye, geçinemeyen emekliye yüklenmektedir. Kamusal sorumluluklar bireysel kadere indirgenmektedir.” ifadeleri kullanıldı.
 

Sorumluluk alacağız

Açıklamanın sonunda, “Depremde halk olarak en çok zarar görecek olan bizleriz. Bu nedenle depreme bağlı afet yönetim süreci yalnızca sermayenin ve onunla işbirliği içindeki siyasi iktidarın inisiyatifine bırakılamaz, bırakılmayacaktır. Demokratik kitle örgütleri olarak bu sürecin asli öznesiyiz ve afetlere karşı hazırlık, risk azaltma ve kamusal denetim süreçlerinde aktif biçimde sorumluluk almaya devam edeceğiz.” denildi.
 

 

Yorumlar