İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Ölümle burun buruna!

Türkiye’nin sağlık alanında en büyük sorunlarından biri olan sağlıkta şiddet, her geçen gün daha da endişe verici boyutlara ulaşıyor. Ankara Tabip Odası verilerine göre, Beyaz Kod sistemi kurulduğundan bu yana en az 122 bin şiddet bildirimi yapıldı

Ölümle burun buruna!

2 Ekim Dünya Şiddete Hayır Günü, Türkiye’de sağlık çalışanlarının yıllardır dile getirdiği ama çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birini yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakaları, hem fiziksel hem sözlü saldırılarla birlikte artmaya devam ediyor. Her gün hastanelerde yeni bir şiddet vakası yaşanıyor; kimi zaman darp, kimi zaman ölümle sonuçlanan saldırılar, yalnızca sağlık çalışanlarını değil, toplumun tamamını derinden etkiliyor. Artan vakaların yanı sıra, ağır çalışma koşulları ve düşük ücretler nedeniyle hekim ve sağlık çalışanlarının yurtdışına göçü rekor seviyeye ulaştı.

122 bin şiddet bildirimi

Ankara Tabip Odası (ATO) verilerine göre, Beyaz Kod sistemi kurulduğundan bu yana en az 122 bin şiddet bildirimi yapıldı. Hastanelerde artan yoğunluk nedeniyle sağlık çalışanlarının hizmet vermekte zorlandığını belirten Özlem Akarken, “Sağlık çalışanları, günlük görevlerini yerine getirirken maruz kaldıkları fiziksel ve sözlü saldırılar nedeniyle büyük bir tehdit altında. Öte yandan hastalar randevu alamamaktan, uzun bekleme sürelerinden şikâyet ediyor. Bu tablo, hem çalışanları hem de halk sağlığı hizmetlerini doğrudan olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullandı.

Sağlıkçılar tehdit altında

Ağır çalışma koşulları, uzun nöbetler, liyakatsiz atamalar ve yönetsel baskılar altında görev yapan sağlık çalışanlarının, şiddet vakalarıyla mücadele ederken tükenmişlik noktasına geldiğini belirten Akarken, “Hekimlerin gelirleri gelişmiş ülkelere kıyasla çok düşük kaldığı için yurtdışına göç eden sağlık çalışanlarının sayısı rekor düzeye ulaştı. Bu da kamu hastanelerinde nitelikli hekim bulma zorluğunu ve hizmet kalitesindeki düşüşü beraberinde getiriyor. Ayrıca ekonomik kriz, sosyal gerilim, devlet ile yurttaş arasındaki güven kaybı ve sağlık sistemindeki yapısal sorunlar, şiddeti tetikleyen başlıca nedenlerdir” dedi.

Caydırıcı düzenleme şart

Şiddet vakalarının artışı, yalnızca fiziksel zarar değil; psikolojik yıpranma ve tükenmişlik de yaratıyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı “reform” adımlarının sahada etkili olmadığını belirten Özlem Akarken, “Şiddet yalnızca cezai yaptırımlarla çözülecek bir sorun olmaktan çıkmıştır” açıklamasını yaptı. Akarken, “Sürekli şiddet tehdidi altında çalışmak, sağlık çalışanlarının güdülenmesini düşürüyor, mesleki tatminini yok ediyor. Bu da toplumun sağlığa erişimini doğrudan etkiliyor. Sağlıkta şiddet, aslında ülkenin geleceğine vurulmuş bir darbedir. Bir hekim, bir sağlık personeli kolay yetişmiyor. Sağlıkta şiddet önlenemezse, göç hızlanacak, nitelikli hekim sayısı azalacak, halk sağlığı da çöküşe sürüklenecek. Sağlık çalışanlarının güvenliği, aslında toplumun sağlığıdır. Bu nedenle kapsamlı ve caydırıcı düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı.

 

Yorumlar