İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Öğretmenler köle değildir!

Eğitim İş İstanbul 3 No'lu Şube ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Avcılar Marmara Caddesi'nde basın açıklaması yaparak Ankara'daki öğretmenlerin açlık grevine dikkat çekti. Öğretmenler adına konuşan Eğitim İş İstanbul 3 No'lu Şube Başkanı Oğuz Akkaş, “Öğretmenleri 'ücretli öğretmen' adı altında açlık sınırının altında çalıştırmanız kabul edilemez. Öğretmenlere köle muamelesi yapamazsınız” diyerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e seslendi

Öğretmenler köle değildir!

MİLLİ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN'E AVCILAR'DAN ÇAĞRI:

Öğretmene köle muamelesi yapma!

Eğitim İş İstanbul 3 No'lu Şube ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ortaklaşa bir şekilde Avcılar'da basın açıklaması yaptı. Öğretmenler; Ankara'da açlık grevi başlatan Özel Öğretmenler Sendikası üyelerinin mücadelelerine destek çağrısı yaptı. Sorunlarını anlattı. Yaşananlara dair açıklama yapan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası temsilcisi, “14 Haziran'dan bu yana Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası açlık grevindeler. Orada görülen muamele; şiddet, darp, biber gazı. Biz bu sendikayı ilk kurduğumuzda çok inançsızdık. Çünkü eğitim patronlar insafına terk edilmiş bir haldeydi. Bugün öğretmenler özel sektörde 6 aylık en iyi ihtimalle 1 yıllık sözleşmelerle çalışıyor ve sürenin bitmesine yakın tüm öğretmenler istifaya zorlanıyor. Eğer istifa etmezseniz de çok yoğun baskılara maruz kalıyorsunuz. Bizi  öğretmenler değil köleler olarak görüyorlar. Veli memnuniyeti o kadar üst seviyedeki sadece velilerin gönlünü hoş tutacak eğitim politikaları gözetiliyor” ifadelerini kullandı. 

Haksızlığa uğruyoruz

Özel sektördeki öğretmenlerin büyük haksızlıklara maruz kaldığını anlatan sendika temsilcisi, “Bize dediler ki okuyun, öğretmen olun bir altın bileziğiniz olsun. Biz tam da bunu yaptık. Sonra da bize dediler ki; öğretmen olmak yetmez. KPSS'ye girin, oturun, çalışın. Atanın. Memur olun. Onu da yaptık; oturduk, senelerce çalıştık. Ailemizden feragat ettik çalıştık. Yüksek notlar aldık, dereceye girdik. Ama atandık mı? Atanmadık. Taban maaş haklarımız bile elimizden alındı. Ve özel sektör öğretmenleri asgari ücrete mahkum edildi. Yine mülakat mağduru arkadaşlarımız var. KPSS'ye girmiş kazanmış, yüksek puan almış ama mülakattan elenmiş. Neden “bizler değiller” diye. Bugün özel sektörde çalışmak zorunda olan tüm öğretmenler bu zihniyet tarafından yok sayılıp, sömürülüyor. Bizler taleplerimizin arkasındayız” ifadelerini kullandı. 

Taleplerini anlattılar

Taleplerine açıklık getiren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri şu ifadeleri kullandı; “Taban maaş hakkımız geri getirilsin. Sürekli iş sözleşmesiyle çalışmak istiyoruz. Kamudaki meslektaşlarımızle eşit haklara sahip olmak istiyoruz. Mülakatlarda elenen bin 611 mülakat mağduru öğretmenimizin atanmasını istiyoruz.  Herkese sesleniyoruz. Sesimizi duyun. Öğretmenler hepinizin öğretmeni. Lütfen sesimizin duymasına yardımcı olun.”

Eğitim İş İstanbul 3 No'lu Şube Başkanı Oğuz Akkaş da özel sektördeki öğretmenlerin eylemine destek verdi. Burada konuşan Akkaş, “Bir çocuğunuz varsa o çocuğu yetiştiren öğretmenlerin feryadını duymak zorundasınız. Burada ataması yapılmayan gencecik meslektaşlarımız bir şeyler söylüyor. Diyorlar ki; “Siz eğitim fakültesinde okuyacaksınız...” Evet bizler oralarda okuduk. Bu fakülteden mühendis çıkmaz, öğretmen çıkar. Bu fakülteden arkadaşlarımız öğretmen çıkmış. Sonra da KPSS diye bir sınav getirmişsin; bu çocuklar o sınava da hazırlanmış. Ailelerinden destek alıp sınava hazırlanmış, sınava girmiş. Yüksek puanlar almış. Sadece geçen sene bin 611 kişi mülakat tiyatrosuyla elenmiş. Saçma sapan sorularla KPSS'de derece yapmış bu gencecik öğretmenlerin önünü kesmişler. Biz sınıflara girdiğimizde hiçbir çocuğun dinine, ırkına bakmayız. Tüm çocuklara aynı eğitimi veririz. Eğitimde eşitlik ilkesi budur. Ama sen öğretmen atamasında birilerine torpil yapıp birilerini “bizden değil” diye eliyorsan kusura bakma hiç samimi değilsin. Biz bu samimiyetsizliğe inanmıyoruz. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, KHK ile 1 gecede profesör olup, 1 gecede emekli olmadı mı? Evet oldu. Sen bu haksızlıklarla bir yere gelmişsin, tabii ki bu çocuklara hakkaniyetli davranmayacaksın. Türkiye çok büyük bir ülke. Yusuf Tekin sen elbette gideceksin. Ama aldığın ahlar unutulmayacak” dedi.

Ücretli öğretmenlik sömürü düzenidir

Oğuz Akkaş açıklamasının devamında şöyle konuştu; “Sizler Avcılar halkı. Lütfen öğretmen arkadaşlarımıza sahip çıkın. Biz liyakatsizliğe, emeğe düşmanlığa isyan ediyoruz. Bu duyulmalı. Ben 24 yıldır Avcılar'da öğretmenlik yapıyorum. Devlet okullarında çalışan öğretmenler özlük hakları için mücadele ediyor. Biz yoksulluk sınırı altında hiçbir öğretmen maaş almasın derken sen burada açlık sınırının altında öğretmen atayıp, ücretli öğretmen adı altında kapıdaki güvenlikten bile daha az maaş alan öğretmen kitlesi yaratacaksın. Hadi oradan. Gel kendin çalış bakalım 20 bin liraya nasıl çalışacaksın? Ücretli öğretmen tamamen bir emek sömürüsüdür. Gençleri patronların, sermayenin kucağına atmaktır. Ben memur da olsam o öğretmen arkadaşlarımızın sonuna kadar yanında olacağım. Öğretmenler mutlu değilse kimse mutlu olmayacak.”

Yorumlar