İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Estetik ameliyat ölümle bitti

Esenyurt’ta özel bir hastanede 12 gün arayla iki estetik operasyon geçiren 42 yaşındaki Sibel Yiyin hayatını kaybetti. Baba Murat Yiyin, kızının hipertansiyon hastası olmasına rağmen yüksek dozda narkozlar sonucu ihmale kurban gittiğini iddia ederek; “Doktorlar ne bir yakınının telefonunu alıyorlar, ne refakatçi istiyorlar. Kızımı kesip biçmişler. Benim kızın neden öldü?” diyerek hastaneden şikayetçi oldu

Estetik ameliyat ölümle bitti

Olay, 27 Şubat 15.00 sıralarında Esenyurt’ta özel bir hastanede meydana geldi. İddiaya göre, Sibel Yiyin, 15 Şubat'ta Esenyurt’taki özel bir hastanede karın gerdirme operasyonu geçirdi. Bu ameliyattan 12 gün sonra, 27 Şubat'ta yine aynı hastanede yüz gerdirme ameliyatı oldu. Ameliyattan sonra servise alınan Yiyin, bir süre sonra fenalaştı. Saat 18.00 sıralarında durumu ağırlaşan kadının, solunum yetmezliği yaşadığı belirlendi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Sibel Yiyin, hayatını kaybetti. Ölüm haberinin aileye verilmesinin ardından, gece saat 12.00 sıralarında polis ve olay yeri inceleme ekipleri hastaneye geldi. Cumhurtiyet savcısıda hastanede inceleme yaptı. Operasyonu gerçekleştiren doktorların ifadesi alındı. Sibel'in ailesi hastane hakkında şikayette bulundu. Yiyin’in cenazesi ise otopsi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

İKİNCİ AMELİYATTAN SONRA  KOMAYA GİRDİ

Baba Murat Yiyin, "Bundan 12 gün önce karın gerdirme ameliyatı olmuş. Bizim haberimiz yoktu. Dün de yüz gerdirme ameliyatı için hastaneye başvurmuş, ameliyatı yapılmış. Ameliyattan çıktıktan sonra yoğun bakıma alıyorlar. Saat 15.00 sıralarında alınıyor. 17.00 sıralarında ameliyatı bitiyor ve 18.00 sıralarında da komaya giriyor. Komaya girdiğinde nefes alma güçlüğü, solunum yetmezliği teşhisi koyuyorlar. Buna bağlı olarak da kalbi duruyor. Kalbine müdahale ettiklerini söylüyorlar ama kardiyoloji tarafından mı edilmiş yoksa normal bir hemşire tarafından mı müdahale edilmiş, onun bilgisi bizde yok. Kendileri de söylemiyorlar" dedi.

Yüksek narkoz iddiası 

Murat Yiyin, "Tansiyon hapları çantasından çıktı. Tansiyon hapları kullanıyor, yüksek, hipertansiyonu olmasına rağmen 10 gün içerisinde iki kez yüksek dozda narkoz vererek bu ameliyatı gerçekleştiriyorlar. Benim tahminim narkozdan çıkamıyor. Kızım vefat ettikten sonra hastane bize bilgi verdi, yoğun bakımda olduğunu söyledi. Hastaneye ulaştığımızda anestezi ve ameliyat eden doktorların ifadesine göre kızımızın ‘Ameliyattan çıktıktan sonra bilinci yerine geldi, konuştuk, fakat bir müddet sonra solunum yetmezliğinden komaya girdi, yoğun bakıma aldık ve kalbi durdu, geriye döndüremedik’ dedi. Vermiş olduğu ifadeler böyle fakat şüpheli. Ben böyle olduğuna inanmıyorum. Ameliyattan çıktıktan sonra da bizim haberimiz yoktu. Ameliyat olduğundan da haberimiz yoktu. Kendi başına gidiyor. Doktorlar ne bir yakınının telefonunu alıyorlar, ne bir yakınının ismini, adresini alıyorlar, ne refakatçi istiyorlar. Kendi başlarına ameliyata alıyorlar, kesiyorlar, biçiyorlar; ondan sonra vefat ediyor. ‘Başınız sağ olsun’ diyorlar. 27 Şubat Cuma akşamı saat 22:00'de vefat ettiğini söylediler. Doktorların ifade ettiğine göre, ‘ameliyattan çıktıktan sonra kendine geldi ve konuştuk’ dedi. Bir insan diş çektiriyor, konuşamıyor. Yüzünde 30 santim uzunluğunda yarık oluşuyor. Bu insan nasıl konuşabilir? Bu şüpheli değil mi? Böyle bir konuşma olabilir mi, gerçekleşebilir mi? Ben inanmıyorum. Doktorlar kendini korumak, kurtarmak için böyle bir şey söylüyorlar. Bizi ameliyata girerken aramadılar öldükten sonra aradılar" ifadelerini kulandı.

Sibel Yiyin’in cenazesinin bugün Beylikdüzü’nde bulunan Mevlana Camii’nde öğle namazı sonrası kılınacak cenaze namazının ardından İstanbul’da defnedileceği öğrenildi. 

Hastane raporu vermiyor 

Şüpheli durumlar olduğunu belirten Baba Murat Yiyin, " Bir gün öncesinde konuşmuştuk. Annesine nörolojiden randevu alacaktı. ‘Tamam baba, ben nörolojiden randevu alırım, annemi ben götürürüm' diye konuştuk. İkinci gün de kendisi ameliyata girmiş. Bizim bundan haberimiz yok. Çok şüpheli durumlar var. Hastaneden onam raporunu istememize rağmen vermediler. 'Bu savcılık tarafından size verilecek' diye beyan ettiler. Vermek istemediler. Bana da 'Vefat etmiş hastanızı alıp götürebilirsin’ diyor. ‘Nereye götürüyorum kardeşim?’ diyorum. ‘Nasıl ölmüş bu? Niye öldü? Bu ufacık bir operasyonla ölünecek bir durum mu? Bu kız sapasağlam geldi size, herhangi bir rahatsızlığı yok. Nasıl öldü? Ben götürmüyorum, savcılık gelecek ondan sonra’ dedim. Araştırılmasını istiyoruz. Savcılığa bildirdik. İhmaller var diye düşünüyoruz. Biz bunun araştırılmasını istiyoruz. Savcılığa gereken bilgiyi verdik. Savcılık geldi, gerekli evrakları toparladı. Sonucunu bekliyoruz" diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar