İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Çatalca'ya kıymayın!

Çatalca İhsaniye’de 231 hektarlık alanda kurulacak kum ocağına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan “ÇED olumlu” kararı çıktı. Belediye ve İSKİ, alanın içme suyu havzasında olduğunu belirterek itiraz etti. Çevreciler ise “Çatalca İstanbul’un akciğeridir, bu proje doğayı geri dönüşsüz yok eder” diyerek tepki gösterdi

Çatalca'ya kıymayın!

Çatalca İhsaniye’de 231 hektarlık alana kum ocağı kurulmasıyla ilgili projede Bakanlık, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verdi. Karar, bugün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nce askıya çıkarıldı. Kısa Dalga'nın haberine göre, projenin sahibi Marmara Silis Kum Ticaret Limited Şirketi, kuvars kum ocağı ve yıkama-kurutma tesisinin kapasitesini artırmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurmuştu. 26 Eylül’de başlayan ÇED süreciyle ilgili nihai karar bugün verildi. Şirketin hazırladığı ÇED raporuna göre, proje için 63 milyon 544 bin TL harcanacak. 285 hektarlık alan için alınan ruhsat kapsamında 231 hektar alanda madencilik faaliyeti yürütülecek. Ocakta yıllık 395 bin tonluk üretim yapılması planlanıyor. Proje dosyasında “orman vasfını yitirmiş hazine arazisi” olarak tanımlanan proje sahası içinde Dikimce Deresi yer alıyor.

Yüzde 90’ı içme suyu havzasında

ÇED raporunda kurum görüşlerine de yer verilmişti. Çatalca Belediyesi Plan ve Proje Şube Müdürlüğü, görüşünde ilçenin yüzde 90’ının içme suyu koruma havzasında bulunduğunu hatırlattı. Proje alanının bir kısmının da “tarımsal niteliği korunacak alan” içinde yer aldığına dikkat çekilerek, doğanın ekolojik ilkeler gözetilmeden değerlendirilmesinin tarım topraklarının azalmasına ve verimsizleşmesine yol açtığı vurgulandı. Görüşte, bitki örtüsünün zayıflaması ve su yetersizliğinin erozyonu artırdığı, bunun da kırsaldan kentlere göçü tetiklediği belirtildi. “Bu şekilde gelişen kentleşme, tarım alanlarının üretimden koparılmasına neden olmaktadır. Mutlak, özel ürün, dikili ve sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılmamalıdır” ifadeleriyle uyarıda bulunuldu. Bölgedeki doğal bitki örtüsünün korunmasının önemine dikkat çekilen görüşte ayrıca, proje nedeniyle yollar ve orman alanlarında bozulmalar yaşanabileceği, araç geçişlerinin yeraltı su kaynaklarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Gürültü ve tozun yaban hayatı ile bitki örtüsüne zarar vereceği, bu durumun hem doğal yaşam döngüsünü hem de mahalle sakinlerini olumsuz etkileyeceği ifade edildi. Belediye, proje alanının doğal yaşam ve kaynakların korunması açısından uygun olmadığını bildirdi. İSKİ de benzer biçimde, projenin Büyükçekmece Barajı’nın uzak mesafeli koruma alanı içinde bulunduğunu, ayrıca jeolojik temelli diğer koruma alanları ve barajın suyla ilişkili ekosistem hizmetleri açısından kritik bir bölgede yer aldığını belirterek uyarıda bulundu.

Çatalca'ya sahip çıkın

Çatalca İhsaniye’deki kum ocağı projesine çevre örgütleri ve doğa savunucularından da sert tepki geldi. Kuzey Ormanları Savunması başta olmak üzere birçok çevreci grup, alınan “ÇED olumlu” kararının bölgedeki ekolojik dengeyi geri dönüşsüz biçimde bozacağını belirterek karardan vazgeçilmesini istedi. Yapılan ortak açıklamada, “Çatalca sadece bir ilçe değil, İstanbul’un akciğeridir. Buradaki ormanları, dereleri, tarım alanlarını yok eden her proje, milyonlarca insanın nefesini keser. Çatalca’ya, su kaynaklarına, toprağımıza sahip çıkıyoruz. Bu talanı durdurmak doğa ve gelecek kuşaklar adına bir zorunluluktur” ifadeleri yer aldı. Çevreciler, projeye karşı hukuki yollara başvuracaklarını ve bölge halkıyla birlikte mücadele edeceklerini duyurdu.

Yorumlar