İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Aşk kafamı bozsun istiyorum

Oyuncu Sera Kutlubey, kariyerinden özel hayatına, yeni projesi “Hamal”daki Melez karakterinden yazarlık serüvenine kadar merak edilen pek çok konuda açıklamalarda bulundu. Aşkı ilk bakıştan ziyade zaman içinde gelişen bir yakınlık olarak tanımlayan Kutlubey, “Aşkın kafamı biraz bozmasını seviyorum” dedi

Aşk kafamı bozsun istiyorum

“Zalim İstanbul”da canlandırdığı Cemre ve “İyilik”teki Damla karakterleriyle geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Sera Kutlubey, oyunculuk kariyerindeki değişimi “başarmak” ve “tatmin olmak” kavramları üzerinden anlattı. Kariyerinin başındaki Kutlubey’in daha çok başarılı olmak istediğini belirten oyuncu, bugün ise kendisini şaşırtan ve konfor alanının dışına çıkaran karakterlerde yer almak istediğini söyledi. “Kariyerimin başındaki Sera daha çok ‘başarmak’ istiyordu. Bugünkü Sera ise ‘tatmin olmak’ istiyor” diyen Kutlubey, oyunculuğu kendisi için sürekli bir keşif alanı olarak gördüğünü ifade etti.

Cemre büyük bir başlangıçtı

“Zalim İstanbul”daki Cemre karakterinin kariyerinde özel bir yere sahip olduğunu belirten Kutlubey, bu rolün kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Cemre’nin güçlü vicdanını sevdiğini dile getiren oyuncu, karaktere bugün yeniden bakabilseydi “Kendini korumak bencillik değildir” demek isteyeceğini belirtti. Canlandırdığı karakterlerde kendisinden küçük parçalar bulunduğunu ancak hiçbir karakterinin tamamen kendisi olmadığını ifade eden Kutlubey, “Bir karaktere kendinizden küçücük bir şey veriyorsunuz; bir korku, bir bakış, bir öfke biçimi, belki kimsenin bilmediği bir tarafınız… Sonra o sizden çıkıp bambaşka birine dönüşüyor” dedi.

Melez karakteri bir başka 

Kutlubey, yeni projesi “Hamal”da ise daha önce canlandırdığı karakterlerden farklı bir kadın olan Melez’e hayat veriyor. Melez’i yeraltı dünyasının içinde hareket eden, düzeni bozan ve ne yapacağı kestirilemeyen bir kadın olarak tanımlayan oyuncu, karakterin kendisini projeye çeken en önemli unsur olduğunu söyledi. Melez’in en dikkat çekici özelliğinin kendi alanını yaratması olduğunu belirten Kutlubey, “Melez izin istemiyor. Sevilmek, anlaşılmak ya da kabul görmek için kendisini küçültmüyor. Odaya girdiğinde ‘Burada bana yer var mı?’ diye bakmıyor; kendi yerini yaratıyor” ifadelerini kullandı. Karakterin müzik dünyasının da kendisi için farklı bir deneyim olduğunu anlatan Kutlubey, Melez için arabesk rap üzerine çalıştığını ve stüdyoya girdiğini söyledi.

Aşk büyülü bir şey

Özel hayatına dair samimi açıklamalarda da bulunan Kutlubey, kolay âşık olmadığını ancak âşık olduğunda duygunun peşinden gitmeyi sevdiğini söyledi. Aşkı ilk bakıştan çok zaman içerisinde gelişen bir yakınlık olarak gördüğünü belirten oyuncu, “Birinin zihnine yavaş yavaş âşık olmak başka bir şey. Bir cümlesini gün içinde tekrar hatırlamak, nasıl düşündüğünü merak etmeye başlamak, yanında kendinizin başka bir hâlini keşfetmek…” dedi. Kutlubey, aşkın kendisi üzerindeki etkisini ise “Aşkın kafamı biraz bozmasını seviyorum” sözleriyle anlattı.

Yazarlıktan vazgeçmiyor

2022 yılında “Plüton’un Düşüşü” romanını yayımlayan Kutlubey, oyunculuk ile yazarlığın ortak noktasının insanı anlama çabası olduğunu söyledi. “İkisinin de temeli aynı; insanı anlamak. Kafanın içinde, hayatı bir laboratuvardaymış gibi incelemek, gözlemlemek ve sürekli ölçüp tartmak” diyen oyuncu, yazmanın kendisine oyunculuktan farklı olarak yalnızlık sunduğunu ve bu yalnızlığı sevdiğini belirtti. İkinci kitabı için acele etmek istemediğini ifade eden Kutlubey, zaman içerisinde olgunlaşan hikâyeleri olduğunu söyledi. At binmek, kitap okumak, spor yapmak, resim yapmak ve müzik dinlemek gibi uğraşların da hayatında önemli yer tuttuğunu belirten oyuncu, “İnsanın bir meşgalesi olması lazım, o meşgaleler bizi hayata bağlıyor” dedi.

Cumhuriyet'e övgü 

Cumhuriyet’in 103. yılına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kutlubey, Cumhuriyet’in bir kadın olarak kendisine sunduğu en önemli kazanımı “kendi hayatının öznesi olabilme hakkı” olarak tanımladı. Eğitim alabilmek, meslek seçebilmek, üretebilmek, yazabilmek ve kendi ayakları üzerinde durabilmenin Cumhuriyet’in kadınlara açtığı alanla doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Kutlubey, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belki bu yüzden benim için Cumhuriyet’in en kıymetli vaadi bir kadının hikâyesini, başkalarının onun adına yazmak zorunda olmaması. Kendi hikâyemizi kendimiz yazabilmek.”
 

Yorumlar