İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Tiyatroda perde yine açıldı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları ile Sabancı Vakfı iş birliğinde düzenlenen ve Türkiye’nin en uzun soluklu uluslararası tiyatro festivali olan Devlet Tiyatroları - Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde 25. kez perdelerini açtı

Tiyatroda perde yine açıldı

HABER MERKEZİ 

1998 yılında Sakıp Sabancı’nın öncülüğünde başlayan ve bugün uluslararası ölçekte saygın bir kültür-sanat buluşmasına dönüşen festival, Türkiye’den ve dünyadan tiyatro topluluklarını aynı sahnede buluşturmaya devam ediyor. Festivalin açılışı, Adana Valisi Mustafa Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ve il protokolünün katılımıyla gerçekleşirken, Hollandalı Close Act grubunun enerjik sokak performansı şehre festival coşkusunu yaydı. 11 Nisan’a kadar sürecek festival boyunca Adana, tiyatronun farklı dillerine, hikâyelerine ve sahne estetiğine ev sahipliği yapacak.

Çetinkaya ödül aldı
Festivalin köklü geleneklerinden biri olan Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü bu yıl tiyatro ve sinema dünyasının usta ismi Meral Çetinkaya’ya verildi. Türk tiyatro ve sinemasına uzun yıllara yayılan katkıları, sahnedeki güçlü yorumu ve unutulmaz karakterlere hayat veren oyunculuğuyla sanat dünyasında derin izler bırakan Çetinkaya’ya ödülü, 27 Mart akşamı Adana HiltonSA’da düzenlenen açılış töreninde Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan tarafından takdim edildi.

Kültürler arası zarif köprü
Adana’da açılan her perdenin; şehrin ruhunda yankı bulan bir sesi, kalbinde filizlenen bir inceliği ve hafızasında yer eden estetik birikimi işaret ettiğini belirten Vali Mustafa Yavuz, "Bu yönüyle festivalimiz, yalnızca bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda güçlü bir kültür mirasıdır. Tiyatro, insanın kendini yine insanla anlatma çabasıdır. Sahne; sevinçle hüznün, umutla tereddüdün, geçmişle geleceğin aynı ışık altında buluştuğu bir eşiği temsil eder. İnsan, o sahnede kimi zaman kendini görür; kimi zaman kendinden sakladığını. Bu topraklar; sözüyle iz bırakan, duygusuyla derinlik katan, sahnede hayat bulan nice sanat insanını yetiştirmiş; güçlü bir kültür iklimi oluşturmuştur. Bu festival de işte bu zenginliğin üzerine yükselmekte; dünyanın dört bir yanından gelen sanat topluluklarını aynı sahnede buluşturarak kültürler arasında zarif köprüler kurmaktadır." dedi.
 

Tiyatro sahneden fazlasıdır
Tiyatronun yalnızca sahneyle sınırlı bir sanat değil, hayatın ritmiyle iç içe geçmiş, insanın olduğu her yerde varlık bulan güçlü bir anlatı olduğunu ifade eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu “Çeyrek asırdır kesintisiz bir şekilde devam eden, ülkemizin kültür ve sanat hayatında önemli bir yere sahip festivalimiz, uluslararası ölçekte de saygın bir buluşma noktası haline gelmiştir. Festivalin, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde perde açması ve açılışın bir sokak gösterisiyle başlaması, taşıdığı anlam bakımından son derece kıymetlidir. Bugün Adana’da; klasiklerden çağdaş eserlere, müzikallerden çocuk oyunlarına, yerli prodüksiyonlardan uluslararası yapımlara uzanan zengin bir sanat yelpazesiyle karşı karşıyayız.” dedi.

Tiyatronun yeri çok büyük 
Törende yaptığı konuşmada festivalin Adana’nın kültürel kimliğine olan katkısına değinen
Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Çeyrek asrı geride bırakan Devlet Tiyatroları – Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali, bugün yalnızca ülkemizin en uzun soluklu uluslararası tiyatro etkinliklerinden biri değil, aynı zamanda kültür-sanat alanında güçlü bir buluşma noktası. Sanatın insanları ortak duygularda buluşturan evrensel bir dil olduğuna inanıyor; bu anlayışla sanatın daha fazla insana ulaşması için çalışmayı sürdürüyoruz. 25 yıldır yerli ve yabancı toplulukları bir araya getiren festivalimizin Adana’yı sanatla anılan bir kente dönüştürmesinden gurur duyuyoruz.” dedi.

Sanatın sınır tanımaz gücü
Devlet Tiyatroları Genel Müdür ve Genel Sanat Yönetmeni Tamer Karadağlı, “Çeyrek asırdır bu festival, sahnelenen oyunların ötesinde kurduğu bağlar ve buluşturduğu kültürlerle Adana’yı uluslararası bir sanat merkezine dönüştürmüş, her yıl salonları dolduran binlerce sanatseverle tiyatronun sınır tanımaz gücünü ortaya koymuştur. Bu yıl festivalimiz; Hollanda, Gürcistan, İngiltere ve Rusya’dan gelen toplulukların katılımıyla uluslararası kimliğini güçlendirirken, Devlet Tiyatrolarımızın farklı bölgelerinden gelen nitelikli yapımlar ve özel tiyatrolarımızın katkılarıyla çok sesli bir sahneye dönüşecektir. Dünya Tiyatro Günü’nde başlayan bu anlamlı yolculuk, bizlere bir kez daha hatırlatıyor ki; tiyatro yalnızca bir sahne sanatı değil, insanı insana en güçlü şekilde aktaran bir ifade alanıdır. dedi.

Festivalde her gün oyun var
Festivalin ilk günlerinden itibaren sahneler ve atölyeler sanatın farklı disiplinleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Gürcistan Sokhumi Devlet Dram Tiyatrosu’nun “Yakish ve Poupche” adlı oyunu, aşkın trajikomik doğasını kader ve isyan ekseninde ele alırken; Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği dünyaca ünlü müzikal “Kan Kardeşler”, sınıf ayrımını sarsıcı bir kardeşlik hikâyesi üzerinden anlatıyor. Çırçır Sanat Merkezi’nde ise sanatseverler, kukla sanatçısı Cansu Akdeniz eşliğinde düzenlenen yaratıcı atölyede kendi “Soytarı kuklalarını” tasarlama fırsatı buluyor.

Çok özel bir program
Hollanda, Gürcistan, İngiltere ve Rusya’dan tiyatro topluluklarının yanı sıra ülkemizin dört bir yanından devlet ve özel tiyatroların katılımıyla gerçekleşecek festival; 17 oyun, 6 atölye, 2 sergi ve 1 ortak üretim çalışmasıyla zengin bir program sunuyor. Klasik eserlerden çağdaş yorumlara, müzikallerden çocuk oyunlarına uzanan geniş program, her yaştan izleyiciye hitap ediyor.

 

Yorumlar