İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Keçeyi hayata döndürüyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı keçe sanatçısı Ferya Gül Alioğlu'nun, göçebe kültürünün ayrılmaz parçası olan keçeyi, Kasımpaşa Mevlevihanesi'ndeki atölyesinde geleneksel yöntemlerle işleyerek yaptığı ürünleri yurt dışında da ilgi görüyor.

Keçeyi hayata döndürüyor

Tarihi Orta Asya'ya dayanan keçe, göçebe topluluklarda, dayanıklı, su geçirmez ve ısı yalıtımı sağlayan yapısıyla çadırlardan kıyafetlere, yer döşemelerinden süslemelere kadar pek çok alanda kullanıldı. Türk kültürünün de ayrılmaz bir parçası olan keçeyle 18 yıldır ilgilenen Ferya Gül Alioğlu, el emeğiyle takke, şal, çanta, tablo, hediyelik eşya ve dekoratif ürünler yaparak, bu kadim sanatı hem yaşatıyor hem de yeni nesillere tanıtıyor. Ürünleri, Türkiye'nin yanı sıra yurt dışında da ilgi gören Alioğlu'nun keçeden yaptığı takke, arakıye ve sarık gibi başlıkları, özellikle tasavvuf temalı Türk dizilerinin yayınlandığı ülkelerde tercih ediliyor. Alioğlu ürünlerini, Keçeferya markası altında Kasımpaşa Mevlevihanesi'ndeki atölyesinde ve sosyal medya üzerinden insanlara ulaştırıyor. AA muhabirine yaptığı açıklamada Alioğlu, keçenin; koyun, deve, keçi, özellikle tiftik keçisinin yünlerinin üzerine su, basınç ve nemle baskı uygulanarak bir bütün haline getirilmesiyle oluştuğunu söyledi. Konya'da üniversite okuduğu dönemlerde yarı zamanlı olarak okul harçlığını çıkarmak için bir keçe atölyesinde çalışmaya başladığını anlatan Alioğlu, 18 yıldır ilgilendiği keçede usta sertifikası olmasına rağmen kendisini hala yolun başında olarak gördüğünü dile getirdi.

Alioğlu, "Çünkü her defasında yeni bir şey, yeni bir ürün, yeni bir bilgi, yeni bir değer, yeni bir ruh kazanıyor yaptığım iş. Birbirini tekrarlıyor gibi ama her seferinde el ürünü olduğu için bambaşka bir şey ortaya çıkarıyor. Yünün keçeleşme serüvenini maddeden manaya dönüş gibi düşünmemiz gerekiyor. Aynı tekniği bilen, aynı malzemeyi kullanılan, aynı işi yapan iki usta aynı ürünü çıkartamaz. Çünkü keçeye yapan kişi ruhundan bir şeyler kattığı için aynı ürün ikinci defa çıkmıyor. Aynı ürünü ben yapmış olsam da." ifadelerini kullandı.


 

Doğala dönme süreci

Alioğlu, insanların artık polyesterden ve seri üretimden sıkıldığını, doğala dönme sürecine girdiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Keçeyi yalıtım malzemesi olarak düşünebiliriz. Sıcaksa serin tutar, serinse sıcak tutar. O yüzden toprak evler ya da yurtlar keçeden yapılmıştır. Aynı şekilde günümüzde insanlar bunu başlık olarak almaktalar. Manyetik yalıtım özelliği olduğu için benden ürün alanlar genellikle şu şekilde dönüş yapıyorlar, Sanki bir bulanıklık vardı zihnimizde onu temizledi. Ya da migrenimiz vardı biraz azalttı." Tasavvuf temalı Türk dizilerinin dünyaya açılması üzerine, oyuncuların kullandığı keçeden yapılan takke, arakıye ve sarık gibi ürünlerin ilgi gördüğünü aktaran Alioğlu, şöyle devam etti: "İngiltere, Fransa, Hollanda ve Almanya başta olmak üzere Avrupa'daki birçok ülke ile Katar, Meksika ve Fas'a keçeden yaptığım başlıkları satıyorum. Yunus Emre, Hacı Bayram Veli ve Vefa Sultan gibi dizilerin dünyadaki hayranları burada gördükleri başlıklara ilgi gösteriyor. Fesin çıkış ülkesi olan Fas'a fes bile sattım. El sanatlarına bir ilgi var. Bugün ben 45 ülkeye ürünlerimi gönderiyorum. İnsanlar artık keçenin şifa yönünü araştırıyor. Keçenin, yünün insan sağlığı açısından çok faydalı olduğunu bilen herkes ürünleri alıyor."


 

Eyüp Sultan Hazretleri'nin sarığını sarmak nasip oldu

Ferya Gül Alioğlu, en fazla şapkaların, başlıkların, dizi çekimlerinde kullanılan sarıklı olan ürünlerin rağbet gördüğünü, dizi ve filmler için de üretim yaptığını dile getirdi. Birçok ürünü özel ölçüye göre yaptığını anlatan Alioğlu, "Ekstra özel siparişler oluyor. Türbelere, sandukalara taçlar yapıyorum. Mevlevi sikkeleri ya da sarıklarını müsaade ile sarıyorum. Aslında en güzel işlerim onlar oluyor. En son Eyüp Sultan Hazretleri'nin türbesindeki sarığını sarmak nasip oldu." diye konuştu. AA

Yorumlar