İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Hadi öldürsene canikom

Türk edebiyatının usta kalemi Aziz Nesin’in unutulmaz eserlerinden Hadi Öldürsene Canikom, Vigor Kültür Sanat Yapımıyla yeniden sahneye taşınıyor. Oyun, 26 Mart tarihinde Beyoğlu’nun kalbinde yer alan en özel sahnelerden biri olan Ortaoyuncular Ses Tiyatrosu’nda prömiyerini gerçekleştirecek

Hadi öldürsene canikom

Yönetmenliğini ve dekor tasarımını Barış Dinçel’in üstlendiği yapımda; Günay Karacaoğlu, Zeynep Kankonde ve Bülent Alkış aynı sahnede buluşuyor. Aziz Nesin‘in sevilen oyunlarından biri olan Hadi Öldürsene Canikom, günümüz insanının yalnızlık ve sevgisizlik sorununa mizahi bir dille ışık tutuyor.

Yaşsız bir oyun 

Provaları devam eden oyunla ilgili heyecanını paylaşan yönetmen Barış Dinçel, kendisiyle Aziz Nesin arasında kurduğu bağa dikkat çekti: “Aziz Nesin’in bu oyunu yazdığı yaş benim yaşımla aynı. Aziz Nesin de o zamanlar 55 yaşlarında bu oyunu yazmış. Onunla aynı yaşlarda, dünyaya aynı karikatürize mantık içerisinde bakmak çok keyifli bir şey. Oyunda kadın-erkek ilişkisine, yaşlanmaya veya insanın yaşlansa dahi içinde kalan çocuğa dair bir sürü enstantane var. O noktada Aziz Nesin’le çok paralellik kurdum.”Daha önce pek çok usta oyuncu tarafından sahnelenen oyunun yeni yorumunun önceki sahnelemelerden ayrıştığını da vurgulayan Dinçel, “Oyun bence yaşsız bir oyun. Daha önceki yorumlarda yaş kriteri gözetilerek iki yaşlı kadının hikayesi gibi algılansa da bu kadınların aslında büyümemiş çocuklar olduğu gerçekliği üzerinden kurguladığımız birtakım şeyler var.”

Ajite etmeden gerçekçi

Zeynep Kankonde, oyunun nasıl bir bakış açısıyla yorumlandığını anlattı: “Metni bugüne uyarlanırken o modern dünya yalnızlığının da altını çiziyoruz ama öyle ajite bir yerden değil, gerçek bir yerden. Oyunun en etkili yerlerinden biri şu: Çok romantik, hınzır, muzip bir oyun gibi görünürken alt metindeki gerçekliği aslında çok acıklı. O acıklı haline de dizlerimizi dövmeden, “ah vah” etmeden, çok fazla acıma duygusuyla değil; rasyonel bir bakış açısıyla yaklaşıyor bu yorum. Zor bir metin aslında, altından kalkmaya çalışıyoruz.

Sahnede olmayı manifestledim

Oyunun zamansızlığına dikkat çeken Bülent Alkış: “Vakti geçmeyen oyunlardan bir tanesi. Her an, her yerde yaşanılan bir oyun ve konu; Aziz Nesin’in özellikle vurguladığı noktalar, hicivler, altını çizmeye çalıştığı yerler hala canlılığını koruyor. Biz de onları diri tutarak, tekrar seyircinin gözüne sokmadan, hepimizin anlayacağı şekilde sunmaya çalışıyoruz. Yani finalde diyebiliriz.”

Alkış, prömiyerin Ses Tiyatrosu’nda gerçekleşmesinin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti: Pandemi döneminde tiyatroyla vedalaşmak zorunda kalmıştım ama tabi gönlüm hep istiyordu. Kızımı Ses Tiyatro’suna gezmeye götürdüğümde, ‘manifestledim’ derler ya… O sahne üzerinde dua etmiştim. Hatta bir video kaydı var; ben onu unutmuştum, kızım hatırlattı ve gösterdi. Şöyle diyorum: ‘Tekrar bu sahnede olmayı, bu sahnede alkış almayı çok isterim.’ Ve bu oyunun prömiyeri Ses Tiyatrosu’na denk geldi. O yüzden benim için orası çok özel bir yer. Oradan geçen, şu an yeryüzünde olmayan ama ruhları hala bizimle olan ustaların hepsine de selam olsun.”

Beyoğlu’nun geçmişiyle bugününü aynı sahnede buluşturan oyun, Aziz Nesin’e de güçlü bir selam gönderiyor. 26 Mart’ta Ses Tiyatrosu’nun tarihi atmosferinde gerçekleşecek prömiyerin ardından oyun; İstanbul, Ankara, Tekirdağ, Bursa, Eskişehir ve birçok şehirde sahnelenecek. Biletler tüm dijital platformlarda satışa sunuldu.

Hınzır mizah duygusu

Günay Karacaoğlu, heyecanını ve metnin bugünkü karşılığını şu sözlerle dile getirdi: “Aziz Nesin gibi usta bir yazarın klasikleşmiş bir oyununu oynayacak olmaktan ötürü son derece heyecanlıyız. Elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Bu dönemde de her dönemde olduğu gibi Aziz Nesin’e ihtiyacımız olduğunu hissediyoruz ekip olarak. Onun diline, hınzır mizah duygusuna… Biz elimizden geldiğince onun ne demek istediğini seyircimize anlatmaya çalışacağız.”

 

 

Yorumlar