İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Cemil Meriç, doğumunun 110’uncu yılında Esenler'de anıldı

Esenler Belediyesi, 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nu atfettiği Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Cemil Meriç’i, doğumunun 110'uncu yılında düzenlediği sempozyumla andı. Program kapsamında 'Cemil Meriç Düşünce Yazısı Yarışması'nda dereceye girenler de ödüllerine kavuştu

Cemil Meriç, doğumunun 110’uncu yılında Esenler'de anıldı

HABER MERKEZİ

Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Cemil Meriç’in kızı Ümit Meriç, öğrenciler ve davetliler katıldı. Program Cemil Meriç'in hayatını anlatan videonun izletilmesiyle başladı. Daha sonra dört oturum halinde düzenlenen sempozyumun ilk bölümünde ‘Cemil Meriç’e Göre Entelektüel: Aydın Olmak mı, Münevver Kalmak mı?’ başlığı ele alındı. Oturumda Beşir Ayvazoğlu, Prof. Dr. Abdullah Uçman ve Prof. Dr. Ali Şükrü Çoruk değerlendirmelerde bulundu. ‘Doğulu Bir Aydının Medeniyet Tasavvuru’ oturumunda Prof. Dr. Dursun Ali Tökel, Prof. Dr. Şaban Sağlık ve Prof. Dr. Muhammed Sani Adıgüzel konuşmacı olarak yer aldı.

'CEMİL MERİÇ'İN MANEVİ EVLATLARIYIZ'

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman “Bizler aynı hikayelerin çocuklarıyız. Burada çok değerli hocalarımız var. Tecrübeli Türkiye vatandaşlarıyız. Ömrümüz okumakla geçti. Hepimiz aynı hikayelerin çocuklarıyız. Annelerimizin adları, kız kardeşlerimizin isimleri, memleketimizdeki coğrafya, memleketimizdeki dut ağaçları, memleketimizin sofralarında yenilen yufka ekmekler aynıdır. Ve biz aynı kitapları okuduk. Biz buna duygudaşlık diyoruz. İşte bizim neslin bence en önemli özelliklerden bir tanesi aynı hikayeleri okuması, aynı romanları okuması, aynı mütefekkirleri okuması ve o duygudaşlığı sağlamasıdır. Bu duygudaşlığı sağlayan isimlerden bir tanesi de Cemil Meriç'ti. Biz bu ülkenin çocuklarıyız. Biz Cemil Meriç'in manevi evlatlarıyız. Mesela başkana şunu söyledim; pek çok yazarı düşünürü okuduk, sözlerini ajandalarımıza yazdık. Çocuk ellerimizle. O sözleri ezberledik. Ama hiçbir düşünürü Cemil Meriç kadar sevmedik. Hiçbir yazar Türkiye'de Cemil Meriç kadar millet tarafından benimsenen millet tarafından anılan millet tarafından takip edilen bir düşünceye ve bir matine sahip olmadı. Başkanım şunu söyledi; Galiba dedi o bize düşünceleriyle bir yol açtı. Bize anlattı. Türkiye'nin hikayesini anlattı. Türk insanının arayışını anlattı. Onun sözleri bizim için Cemil Meriç aforizmaları oldu. İzimler idrakimize giydirilmesi, gömlekleridir. Güneş ülkeleri aydınlatır, kitaplar milletleri aydınlatır. Çınarlar fırtınalı diyarlarda yetişir. Ve pek çok sözünü ezberden biliyoruz. Cemil Meriç kimdir? Cemil Meriç'i farklı kılan nedir sözü? Çok değerlidir. Kendi ifadesiyle sen kimsin diye sorulduğunda elinde demir asa, ayağında demir çarık, ömrünü Türk irfanına adamış mütefekkirin bir fikir işçisiyim demiştir. Evet Cemil Meriç gerçekten doğuyla batı arasında batıyla doğu arasında kelimelerden köprü kuran büyük bir münevverdir” dedi.

'CEMİL MERİÇ YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR'

Cemil Meriç’in kızı Ümit Meriç ise şu ifadeleri kullandı:

“Cemil Meriç yaşamaya devam ediyor. Çünkü gerçekten yaşayanlar aslında hiçbir zaman ölmüyor. Cemil Meriç'in 1916'da başlayan hayatı aslında sona ermedi. Zira yazmış olduğu 12 eser bugün Türkiye'de milyonlar tarafından okunuyor. 'Bu Ülke' adlı eseri şu anda 73'üncü baskısını yaptı. Türkiye'de başka hiçbir mütefekkirin Türkiye'nin 73'üncü baskıyı yapan eseri yok. Cemil Meriç Türkiye'nin tarihini bir manada sırtına alarak geleceğe doğru dev adımları düşünce planında atmış olan bir insandır. Bu mesuliyeti taşıması aslında bugün şu salonda sizlerin toplanmasına sebep olmuştur. Cemil Meriç'in bütün eserleri artık 12 ciltten ibaret değil. Onlara bir yenisi de eklendi. Onun için Cemil Meriç yaşamaya devam ediyor dedim. Onun 13. eseri aslında kendisinin haberi olmadığı ikinci eseri. Zira İstanbul Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nde vermiş olduğu ders notlarını bundan seneler önce ben toplamıştım ve kitap haline getirmiştim. Babam öyle bir kitabı olduğunu bilmiyor. Bu 13. kitap ise Cemil Meriç'in ilk yazıları ya da gençlik yazıları başlığında taşıyor. Ve babacığımın 1933'ten 1953'e kadar kaleme almış olduğu yazılardan oluşuyor. Şiirlerden oluşuyor.”

'BİZİM DÜŞÜNCE SİSTEMATİĞİMİZDE DÖRT KELİME ÇOK ANLAMLI VE KIYMETLİDİR

Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu da “Cemil Meriç yaşadığı çağda bu topluma nerede durmasını öğreten, nerede durduğu zaman var olacağını anlatan, aslında yaşadığı çağda nefes aldığı iklimde o zamanki paradigmaya teslim olmayan, o paradigmayı sorgulayan ve sorgularken de herkesin öykünmeci bir şekilde batının kucağına oturmak istediği bir adım, bir anlamda batının boş bir hayalden ibaret olduğunu, batının bu toplum ve bu milleti bir yere taşıyamayacağını, avazı çıktığı kadar bağırarak, gözlerini kaybedecek diyerek, okuyarak ve yazarak bu millete anlatmış büyük bir mütefekkirdir. Ve onun her bir satırını okuduğumuzda aslında bastığımız toprağın ne kadar anlamlı olduğunu, bastığımız toprağın bize ne kadar anlamlı olduğunu, ne kadar da tarihi bir sorumluluk yüklediğini yeniden anlamaya başlarız. Bunun içindir ki bizim düşünce sistematiğimizde dört kelime çok anlamlı ve kıymetlidir. İdrak, inşa, ihya ve tevarüz. Biz kendi idrakimizi yani ayaklarımızı nereye bastığımızı bildiğimiz takdirde neyi inşa edeceğimizi biliriz. Neyi inşa edeceğimizi bildiğimizde neyi ihya edeceğimizi biliriz. İlk bastığımızda yeni bir anlamda inşa edeceğimizi, ihya edeceğimiz bildiğimizde ise gelecek nesillere neyi miras bırakacağımızı biliriz. Bunun için şunu arzu ettik, bizim çocuklarımız büyük çocuklardır. Bizim çocuklarımız medeniyetleri inşa eden, medeniyetleri ihya eden ve yeryüzündeki insanlığı ihya etmek üzere, aslından ve ruhundan aldığı o güçle beraber, yeryüzünü imar edecek nesillerdir. Biz bu nesillerimize iyi örnekleri çok iyi anlatmalıyız. Zaman zaman bize sahte kahramanları kahraman gibi anlatılan bir iklimden hakiki kahramanların kim olduğunu çocuklarımıza, gençlerimize anlatmamız gereği idrakiyle kürsü sezonumuzun adına Cemil Meriç Kültür Sezonu söyledik” ifadelerini kullandı.

Yorumlar