İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Yürekler hala acıyla dolu!

Gazi Mahallesi’nde başlayan ve Ümraniye’ye yayılan olaylarda 31. yılında yüzlerce kişi hayatını kaybedenleri andı. Düzenlenen yürüyüş ve anmada, katliamın sorumlularının yargılanması talebi bir kez daha dile getirildi

Yürekler hala acıyla dolu!

HABER:
UFUK ÇOBAN

İstanbul’da 12 Mart 1995’te Gazi Mahallesi’nde başlayıp Ümraniye’ye yayılan ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği katliamın 31. yılında yaşamını yitirenler anıldı. Gazi Mahallesi’nde düzenlenen anmada yüzlerce kişi yürüyüş gerçekleştirirken, katliamın sorumlularının yargılanması talebi bir kez daha dile getirildi. Gazi Mahallesi’nde bir araya gelen yurttaşlar, üzerinde katliamda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının yer aldığı “Gazi’den Ümraniye’ye adalet istiyoruz” pankartıyla Gazi Cemevi’nden eski postane önüne yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek”, “Gazi şehitleri ölümsüzdür”, “Gazi’de düşene dövüşene bin selam”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” ve “Devrim şehitleri ölümsüzdür” sloganları atıldı. Yürüyüş sırasında Gazi, Ümraniye ve Gezi direnişinde yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okunurken, kitle her isim için “Yaşıyor” diye karşılık verdi. Eski postane önüne ulaşan kitle, katliamda hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

Sorumlular cezalandırılmalı

Basın açıklamasını Gazi–Ümraniye Şehit Aileleri, Alevi kurumları ve Gazi halkı adına katledilen Sezgin Ergin’in kardeşi Ergin Ergin okudu. Ergin, saldırganların kimliğinin basına da yansımasına rağmen açılan davaların göstermelik olduğu ve sorumluların cezalandırılmadığı vurguladı. Yargılamalarda bazı polislerin sembolik cezalar aldığını hatırlatan Ergin, dönemin siyasi ve güvenlik yetkililerinin de sorumluluğuna dikkat çekti. Ergin, “Hakkında dava açılan polislerden Adem Albayrak’a dört kişiyi öldürmekten 3,5 yıl, Mehmet Gündoğdu’ya da iki kişiyi öldürmekten 1 yıl 8 ay ceza verildi. Gazi’de yaşanan bu katliamdan; dönemin Başbakanı Tansu Çiller, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir sorumludur. Geçmişten bugüne Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, 19 Aralık hapishanelerinde, Gezi’de, Cizre’de, Suruç’ta, Roboski’de ve Ankara Garı’nda aynı zihniyet tarafından Türkiye halklarına zulüm reva görülmüştür. Bu katliam ve baskılara direnenler birer birer tutsak ediliyor, ağır bir tecrit ile insani olmayan koşullar dayatılıyor. Adil olmayan infaz yasalarıyla siyasi tutsaklar ölüme terk edilirken, çeteler serbest bırakılmaktadır” dedi.

Yorumlar