İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Yeni tahliyeler gelebilir!

Mahkemede birbiri ardına patlak veren “zoraki etkin pişmanlık” skandalları, İBB iddianamesini boşluğa düşürüyor. Bugün yapılacak tutukluluk incelemesinde yeni tahliyeler olabilir

Yeni tahliyeler gelebilir!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kadrolarına ve iştiraklerine yönelik açılan, siyasi ve hukuki tartışmaların odağındaki İBB davası, dayandırıldığı itirafçı ve gizli tanık beyanlarının art arda geri çekilmesiyle çökmeye devam ediyor. Son olarak 39’uncu günde ifadesini geri çeken Murat Kapki’nin anlatımlarının duruşmaya damga vurmasının ardından davadaki ‘itirafçılık’ mekanizması daha net ortaya serildi. Sanık avukatlarının mahkeme salonlarında iddianamedeki somut suçlamaları birer birer çürütmesinin ardından, davanın "sağlam" denilen temelleri de sarsılmaya başladı. Gizli tanıkların dosyadan çekildiği yargılama sürecinde, davanın Murat Kapki, Ümit Polat ve Adem Soytekin gibi kilit isimleri, savcılık ve emniyet aşamasında baskı, tahliye vaadi ve şablon metinlerle "itirafçı" yapılmaya zorlandıklarını ifşa etti. Bazıları etkin pişmanlık beyanlarını mahkemeye sundukları dilekçelerle geri çekti.

İftiralar etkili oluyor

Duruşma tutanaklarına yansıyan ifadeler, davanın hukuki bir muhakemeden ziyade, sanıklara yönelik sistematik bir "itirafçılık dayatması" üzerinden şekillendirildiğini gözler önüne seriyor. Sanıkların hastane bahanesiyle adliyeye götürülerek önlerine hazır şablonların konulduğu, rüşvet iddialarının "Gözle görmedim, duydum" noktasına gerilediği ve şüphelilerin "İftira atarsan tahliye edilirsin, yoksa içeriden çıkamazsın" tehditleriyle karşı karşıya kaldığı bir tablo açığa çıkmış durumda. İktidarın bu hukuki çöküşü gözlerden uzak tutma çabasına rağmen, mahkemede birbiri ardına patlak veren "zoraki etkin pişmanlık" skandalları, İBB iddianamesinin içinin nasıl boşaldığını ortaya koyuyor. Bu anlatımların perşembe günü yapılacak tutukluluk incelemesinde etkili olması bekleniyor.

'Şablon ifade', 'baskı' var

Şu ana kadar ifadesini geri çeken isimler veya ‘itirafçılığa’ yönlendirildiklerini ya da zorlandıklarını söyleyenler şöyle: “Psikolojisinin bozulduğunu" belirterek mahkemeye dilekçe veren, "Rüşveti gözümle görmedim, duydum" diyen Ümit Polat, antidepresan kullanmaya başladığını açıklayarak duruşmalara SEGBİS üzerinden katılmayı talep etti. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılan Murat Kapki, savcılığın tahliye vaadiyle kendisini yönlendirdiğini, ailesini korumak ve özgürlüğüne kavuşmak umuduyla ifade verdiğini, kendisine isnat edilen örgüt üyeliğini kabul ettirmek için baskı altında bırakıldığını anlatarak mahkemeye sunduğu dilekçeyle etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarını geri çekti. Tutuklu sanık Vedat Şahin’in avukatı Muhittin Arık da müvekkilinin etkin pişmanlıktan yararlanarak verdiği itirafçı ifadelerini çektiğini belirtti. Arık, tahliye talebinde müvekkilinin bugüne kadar 4 ifade verdiğini ancak bu ifadelerden yalnızca ilkinin geçerli olduğunu söyledi. Ayrıca gelişme ile dava kapsamında 5 kişinin etkin pişmanlık ifadesini aynı avukatla verdiği ortaya çıktı. Avukatın İsmail Mirsad Albayrak olduğu öğrenildi. Davada tutuklu bulunan Yağmur Cansu Yeşilyurt, duruşmada emniyet sorgusu esnasında İBB borsasında adı geçen avukat Selcan Akar'ın kendisine 'etkin pişmanlık' ifadesi dayattığını belirtti. Tutuklu Volkan Ateş de duruşmada “bilgi sahibi” sıfatıyla çağrıldığı savcılık odasında kendisine “Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey anlatmamışsın” denildiğini, ardından bir anda kelepçelendiğini ve tutuklama sürecine sürüklendiğini anlattı. Medya AŞ Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven'in avukatı Mehmet Ruşen Gültekin, müvekkilinin hastane denilerek adliyeye götürüldüğünü ve itirafçı yapılmak istendiğini söyledi.

Birçok isim baskıyı itiraf etti

Tahliye edilen ‘itirafçı’ Adem Soytekin ise savcılıkta önüne ‘şablon’ konulduğunu onu imzalayarak “etkin pişmanlık” ifadesi verdiğini itiraf etti. Tutuklu iş insanı Ömür Yılmaz’ın avukatı Coşkun Atılğan da “Bizzat müvekkilime avukat gönderilerek, ‘İtiraf edersen, aslında iftira atarsan seni çıkartabilirler’ gibi teklifler sunulmuştur” dedi. Eski Emniyet Müdürü Yener Torunler de “itirafçı”lığa nasıl zorlandığını anlattı: “Cem Çelik’in telefonunda savcıyla mesajlar gördüm. Mehmet Yıldırım bana ‘para verdiğini söylemezsen çıkamazsın’ dedi. Savcıyla görüştüğünü söyledi. İfade değiştirirsem serbest kalacağımı anlattı.” Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'ın Özel Kalem Müdürü Murat Or savunmasında, savcılıkta verdiği ifadeyi ilk kez iddianamede gördüğünü ancak söylediklerinin farklı aktarıldığını söyledi.

Yorumlar