İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Sezgiye dayalı tutuklandı

Aziz İhsan Aktaş davasında tutuklu belediye başkanlarının avukatları savunma yaptı. Utku Caner Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, iddianameyi “fahiş hatalarla dolu” olarak nitelendirerek "Müvekkilimiz kuvvetli suç şüphesiyle değil, sezgiye dayalı olarak tutuklandı” dedi

Sezgiye dayalı tutuklandı

Silivri’de görülen Aziz İhsan Aktaş davasında, tutuklu belediye başkanlarının avukatları savunmalarını sürdürdü. Duruşmada söz alan Utku Caner Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, hem usule hem de esasa ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Köksal, müvekkilinin daha önce verdiği tüm savunmalara katıldıklarını belirterek, özellikle iddianamede yer alan hatalara dikkat çekmek amacıyla ek beyanda bulunduklarını söyledi.

Makul şüphe yok 

Köksal, müvekkilinin tutukluluğunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak,
“Müvekkilimiz kuvvetli suç şüphesiyle değil, sezgiye dayalı olarak tutuklandı” dedi.

Avukat Köksal, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının da dosyaya sunulduğunu ancak buna rağmen tutukluluğun devam ettiğini belirtti.

Tek bir beyan var

Savunmada en dikkat çeken başlıklardan biri, dosyanın temel dayanağına yönelik eleştiriler oldu. Köksal, davanın büyük ölçüde Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlık beyanına dayandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ortada birden fazla sanık beyanı varmış gibi gösteriliyor ancak gerçekte tek bir kişinin iddiası söz konusu. Bu beyanın somut delille desteklenmediği açık.”

Rüşvet iddialarına yanıt 

Köksal, müvekkiline yöneltilen rüşvet ve irtikap suçlamalarının unsurlarının oluşmadığını savundu.

Rüşvet suçunda tarafların hiçbirinin böyle bir ilişkiyi kabul etmediğini, irtikap için ise “icbar” yani zorlamaya dair somut bir delil bulunmadığını ifade etti. “Bir kamu görevlisinin görevi kapsamında hak ediş ödemesi yapılması, tek başına rüşvet suçunu oluşturmaz” diyen Köksal, suçun maddi ve manevi unsurlarının ortaya konulamadığını söyledi.

İddialar gerçeği yansıtmıyor 

Savunmada, müvekkilin seçim kampanyasına yönelik menfaat sağlandığı iddiası da reddedildi.

Köksal, özellikle araç temini üzerinden kurulan suçlamaların teknik verilerle çürütüldüğünü belirterek, “Bu iddia yanlışın ötesinde yalandır” dedi.

Fahiş hata eleştirisi

Köksal, iddianamede çok sayıda hukuki hata bulunduğunu savunarak bunları başlıklar halinde sıraladı:

  • Henüz gerçekleşmemiş bir ihale üzerinden suç isnadı yapılması
  • Rüşvet suçunun unsurlarının ortaya konulmaması
  • Zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulanması
  • Etkin pişmanlık hükümlerinin yanlış değerlendirilmesi
     

Bu hataların, yargılamayı doğrudan etkilediğini vurguladı.

Tahliye talebi 

Savunmasının sonunda müvekkilinin yaklaşık 12 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatarak  tahliye talebinde bulunan  Köksal, “Artık müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir” diyen Köksal, mahkemenin somut delillere dayalı karar vermesi gerektiğini ifade etti.

 

 

Yorumlar