İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

LGS haberi için ifade verdi

LGS skandalını ortaya çıkaran Cumhuriyet Haber Müdürü Can Uğur, hakkında açılan soruşturma kapsamında ifade verdi: “Bakan Tekin de haberimizi doğruladı.”

LGS haberi için ifade verdi

Türkiye’nin gündemine oturan LGS soru sızıntısı skandalını haberleştiren Cumhuriyet Gazetesi Haber Müdürü Can Uğur, hakkında Milli Eğitim Bakanlığı’nın şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında bugün ifade verdi. Uğur, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi uyarınca “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamasıyla soruşturuluyor. Can Uğur ifadesinde, “Hakkımda isnat edilen suçlamaları anlamadım. Cumhuriyet Gazetesi’nde Haber Müdürü olarak görev yapmaktayım. Söz konusu haber, belgelere ve bilgilere dayanarak evrensel gazetecilik ilkeleri doğrultusunda hazırlanmıştır” dedi.

Gazeteci olarak benim görevimdi

Uğur, haberin yayımlanmasının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in TGRT’de katıldığı programda, haberde yer alan soru kitapçıklarının MEB yönergesine aykırı şekilde paylaşıldığını kabul ettiğini hatırlatarak, “Sayın Bakan, ‘Dilediğimiz saatte paylaşılmadı’ diyerek haberimizi doğrulamıştır. 1 milyon çocuğun hayatını etkileyen bir konuda Bakan’ın da kabul ettiği eksiklikleri haberleştirmek bir gazeteci olarak görevimdi. Ben de bu görevimi yerine getirdim” ifadelerini kullandı.

Haber somut olgulara dayanmakta

İfadeye katılan Cumhuriyet gazetesi avukatı Enes Ermaner de haberin, görünür gerçekliği olan bilgi ve belgelere dayandığını belirterek şu açıklamayı yaptı: “Haberin içeriğinde herhangi bir kişi ya da kuruma yönelik asılsız beyan yoktur. ‘Halkı yanıltıcı bilgi yayma’ suçunun oluşabilmesi için yanıltıcı bilgi ile kamu barışını bozacak bir yayın olması gerekir. Ancak bu haber, somut olgulara dayanmakta ve gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmektedir.” Ermaner, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarını hatırlatarak, “Ortada açık bir skandal varken, savcılıkların skandalı araştırmak yerine gazetecilere işlem yapması hukuken kabul edilemez. Bu nedenle haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek takipsizlik kararı verilmesini talep ediyoruz” dedi.

Yorumlar