İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Jeoloji Mühendisi Murat İnanoğlu'ndan kritik deprem uyarısı; Tehlike yapıda değil zeminde başlar!

Jeoloji Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı Murat İnanoğlu, deprem riskinin yalnızca bina kalitesiyle açıklanamayacağını vurgulayarak, bilimsel zemin etütleri yapılmadan inşa edilen her yapının ciddi tehlike oluşturduğunu söyledi.

Jeoloji Mühendisi Murat İnanoğlu'ndan kritik deprem uyarısı; Tehlike yapıda değil zeminde başlar!

Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini belirten Uzman Jeoloji Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı Murat İnanoğlu, yaşanan can kayıplarının temel nedenlerinden birinin zemin ihmali olduğuna dikkat çekti. İnanoğlu, “Depremde yıkımın asıl sebebi çoğu zaman yapının kendisi değil, üzerine oturduğu zemindir” dedi. Zemin ve temel etütlerinin bilimsel yöntemlerle yapılmasının hayati önemde olduğunu ifade eden İnanoğlu, yapılaşma öncesinde zemin güçlendirme sistemlerinin mutlaka devreye alınması gerektiğini belirtti. Fore kazık ve Deep Soil Mixing (DSM) gibi tekniklerin doğru projelendirme ve sıkı denetimle uygulandığında yapı güvenliğini önemli ölçüde artırdığını söyleyen İnanoğlu, bu süreçlerin sahada iş güvenliği perspektifiyle yönetilmesinin can kayıplarını önlemede kritik rol oynadığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl dört ay boyunca Hollanda’da incelemelerde bulunduğunu aktaran İnanoğlu, zemin verilerinin merkezi bir sistemde toplandığını ve şehir planlamasına doğrudan entegre edildiğini belirtti. Türkiye için de benzer bir sistemin şart olduğunu ifade eden İnanoğlu, “Ulusal bir Zemin Bilgi Bankası kurulmalı. Yerel yönetimlerin elindeki zemin verileri bu sisteme aktarılmalı ve tapu kayıtlarıyla entegre edilerek vatandaşın satın aldığı taşınmazın zemin durumu şeffaf şekilde görülebilmelidir” dedi.

DEPREM KADER DEĞİLDİR

Depremle mücadelenin yalnızca teknik önlemlerle sınırlı olmadığını vurgulayan İnanoğlu, toplumsal farkındalığın da büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Çocuklar ve gençlere yönelik ödüllü deprem sloganı yarışmaları gibi projelerin, deprem bilincinin erken yaşlarda oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti. “Deprem kader değildir” diyen İnanoğlu, bilimsel zemin çalışmaları, doğru planlama, etkin zemin güçlendirme yöntemleri ve güçlü bir iş güvenliği anlayışıyla kayıpların önemli ölçüde azaltılabileceğini sözlerine ekledi.

Yorumlar