İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

İmamoğlu: İddianame telaşla yazıldı!

Marmara Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun, bilirkişi S.B.'ye yönelik sözleri nedeniyle hakkında açılan davanın ikinci duruşması eksik hususların giderilmesi için 12 Aralık'a ertelendi. İmamoğlu savunmasında, iddianamenin telaşla yazıldığını söyledi

İmamoğlu: İddianame telaşla yazıldı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, 27 Ocak’ta düzenlediği basın toplantısında bazı soruşturma ve kamu davalarında görevli bilirkişiyi, soruşturma şüphelilerinin lehine karar verilmesini sağlamak amacıyla alenen hedef gösterdiği iddiasıyla soruşturma başlatmıştı. İmamoğlu'nun, 'Yargı görevini yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs' suçlamasıyla 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talebiyle açılan davada ilk duruşma görüldü. Ancak, İmamoğlu’nun avukatları duruşmanın Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görülmesi gerekirken Silivri Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda yapılmasının usulsüz olduğu gerekçesiyle, duruşmaya katılmama kararı aldı. İkinci duruşma İstanbul Adliyesi’ndeki 2. Asliye Ceza Mahkemesi salonunun yetersiz kalması nedeniyle Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan 1 No’lu duruşma salonunda görülmeye başladı. Duruşmaya başka bir dosya kapsamında tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, tedbiren görevden alınan CHP İstanbul İl başkanı Özgür Çelik, bazı belediye başkanları, milletvekilleri ve İmamoğlu’nun ailesi katıldı.

Konumuz bilirkişi

Dosya kapsamında ilk kez savunma yapan Ekrem İmamoğlu, “Burada kendi davamı savunurken kalbim elbette başka yerlerde de atıyor. Bugün özellikle kalbim Gazze'deki masumlarla ve onlara umut taşımak için denize açılan insani yardım filosundaki cesur insanlarla beraberdir. Çocukların ölmediği, insanların açlık ve bombalarla sınanmadığı bir dünya için verilen bu mücadele aslında bütün dünyanın, hepimizin insanlık onurunu savunma mücadelesidir. Sayın Hakim yine Silivri'deyiz. Yine Yüce Türk yargısı sürgünde. 'Avrupa'nın en büyüğü' diye yapılmış binaya yargımız sığmıyor. Bu gidişle sığmamaya devam edecek. Kapasitesinin çok üzerinde hapishanelere yüz binin üstünde fazla insan sokan yargı düzenini bu denli tartışılan bir ortamda o binaya sığdıramazsınız. Kimse sığdıramaz. Konumuz bilirkişi. Bu bilirkişi meselesi çok önemli. Bilirkişi şu anda hayatımızın her alanında başımıza büyük belalar açıyor. Bahsedeceğim farklı bilirkişi statülerinden de anlayacaksınız ne demek istediğimi” dedi.

Adliyede telaş var!

“İstanbul'da Çağlayan Adliyesi'nde ne yazık ki bir yıla yakındır süren bir telaş var. Yine bir Cumhuriyet savcısı telaşla bir iddianame yazmış” diyen İmamoğlu, “Telaşla yazarken çok hata yapmış. Usul, esas açısından ve olmaması gereken bir Ekrem İmamoğlu davası daha anlamsız yere mahkememizi göçe çıkarmış, buraya gelmişsiniz. Telaş var ama aynı zamanda meselenin nasıl bir iddianameye dönüştüğüyle ilgili ipuçları da veriyor bize. Savcılık niçin başka bir soruşturmayı bu iddianameye ekleme ihtiyacı hissediyor. Bu önemli bir soru. Başka bir iddianameyi niçin bu iddianameye ekleme ihtiyacı hissediyor. Dayanağı hiç de sağlam olmayan bu davanın metninde niçin başsavcıyı hatırlatmakta ve selam durmakta fayda görüyor. İddianamede bakın. Bilirkişi işini başsavcı ile ilgili panelde anında açılan davaya bağlama ihtiyacı neden hissediyor? Mensubu olduğu parti lehine nasıl bir suç tarifi? Konuyla alakası nedir? Benim nüfusum deyince 16 milyon İstanbullu benim nüfusum mu demek istedi. 86 milyon Türkiye'nin nüfusu mu benim demek istedi. Yoksa eşim, ben, üç tane çocuğum var, beş kişilik nüfusumdan mı bahsetti” ifadelerini kullandı.

Böyle bir şey olamaz

İmamoğlu savunmasının devamında, "Bu iddialar nasıl kaleme alınabiliyor? Bu iddialar nasıl yazılabiliyor? Hangi akılla, hangi düzenle, hangi sistemle? Şöyle bir sistem var. Adalet Bakanı CHP'ye yüklendi. Bunlar mı Türkiye'yi yönetecek dedi. Şuraya bakar mısınız şu fotoğrafa? Arkada bir ilçenin ilçe başkanlığı binasında Adalet Bakanı demeç veriyor. Dün akşam önüme geldi bu. Adalet Bakanı bir ilçe başkanlığının tabelasının önünde demeç veriyor. Ben de nüfuzumla etkilemişim. Siyasi partinin nüfusunu etkilemişim. Adalet Bakanı, HSK'nın başkanı, Yüce Türk Yargısının en tepe kurumunun başındaki bakanın ilçe binasında, ilçe tabelasının önünde basın açıklaması yapıyor. İddianameyi okuduğunuzda görüyorsunuz ki bana yapılan suçlama gerçeğe net olarak aykırıdır. Benim bir kişiyi eleştirmemi suç kabul etmiş. Böyle bir şey olamaz. Böyle bir yasa yok. Düşünsenize savcı demek istiyor ki doğruyu söyleseniz de eleştiri yapamazsınız. Bunu suç kabul ederiz. Niye? Sen Ekrem İmamoğlu'sun. Açabildiğiniz kadar dava açın. Yasa yoksa suç yoktur sayın hakim” dedi. Duruşma eksik hususların giderilmesi için 12 Aralık'a ertelenirken, İmamoğlu’nun 27 ocaktaki konuşmasının içeriği de talep edildi. Bilirkişinin dinlenmesi talebi ise reddedildi. (DHA)

Yorumlar