İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Hezeyanlara gülüp geçtik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin. Hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın. Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz” dedi

Hezeyanlara gülüp geçtik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda gerçekleştirilen 'Emek Sofrası Buluşması' iftar programın konuştu. Erdoğan, Müslümanlar olarak bir taraftan 11 ayın sultanı ramazana erişmenin coşkusunu yaşarken diğer taraftan Gazze'de, Sudan'da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören, bir kuru ekmek, bir tas çorbayla iftar yapmak zorunda kalanların sızısını yüreklerinde hissettiklerini söyledi. Erdoğan, "10 Ekim’de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail’in saldırıları sonucu 11 Ekim’den bu yana 615 Filistinli şehit oldu. 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor. Gazze’nin nefes borusu olan refah sınır kapısında kısıtlamalar, zulümler, İsrail’in keyfi davranışları maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor" diye konuştu.

İşçi refah seviyesine ulaşmalı 
Emek, alın teri ve helal kazancın kutsal değerleri olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kavramların adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihin köşe taşları olduğunu belirterek, "Asırlar boyunca Ahi Teşkilatımız, Loncalarımız ve Orta Sandıklarımız sadece işçiyle işverenin hukukunu korumakla kalmamış. Aynı zamanda toplumsal düzenin en sağlam teminatlarından biri olmuştur. Ahi Evran’ın eşine, işine, aşına özen göster sözü dün olduğu gibi bugün de çalışma hayatımızın temel felsefesini oluşturuyor. Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak 2002 yılından beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye adil ve huzurlu bir çalışma iklimi inşa etmeye gayret gösterdik. İlk günden itibaren hedefimiz işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktı. Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık, ne sermayeyi renklere ayırdık, ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla işçilerimizin memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık" dedi.

Sendikaların kuruluş şartları önemli 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarlarında, emekçilere daha önce verilip tutulamayan sözleri yerine getirdiklerini ve bunun yanında birçok hakkı emekçilere kazandırdıklarını dile getirerek, "Yıllardır bizden önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda, devrim niteliğinde adımları attık. Değerli kardeşlerim, bakın burada öne çıkan reformlarımızı sizlerle kısaca paylaşmak isterim. 1 Mayıs bu ülkede yıllarca en fazla tartışma konusu olan hususlardan biridir. 1 Mayıs’ı Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan ederek bütün bu gereksiz tartışmalara biz son verdik. İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık. Sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanununu revize ederek iyileştirdik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Ana Muhalefet Partisi’nin Anayasa Mahkemesine taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. Kamu çalışanlarımız artık cuma izni, hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor" diye konuştu.

Çirkin ifadeler kullanıyorlar!
Yaptıkları düzenlemelerle mağdur olan kesimlerin haklarını geri almasından bir kesimin rahatsızlık duyduğunu söyleyen Erdoğan, "Yıllarca örselenen, yıllarca hakları yok sayılan, keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik bu düzenlemelerin ülkemizdeki kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz. Milletin anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. Sizler de inanıyorum ki üzülerek takip ediyorsunuz. Her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulmuş bin yıldır i’la-yı kelimetullah sancaktarlığını üstlenmiş yüzde 99’un Müslüman olan bir ülkede işçinin, memurun, üniversite öğrencilerinin gönül rahatlığıyla cumaya gitmesine, çocukların Ramazan-ı Şerif’in neşesini doya doya teneffüs etmesine laf ediyor, gerici azınlığın provokasyonu gibi çirkin ve çirkef ifadelerle saldırıyorlar. Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp, milletin inanç değerlerine ateş eden 27 Mayıs’tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye’nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin. Hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın. Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Çalışanlara desteğimiz tamdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti; “Çalışma hayatına henüz genç yaşlarında İETT'de işçi olarak adım atmış bir cumhurbaşkanı olarak alın terinin değerini çok iyi bilirim. İster özel sektörde, ister kamuda olsun helal rızık peşinde koşmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğinin gayet farkındayım. Aynı şekilde çalışmak, üretmek, ülkemiz ekonomisine katkı sunmak kadar emeğinin karşılığını almanın da emniyetinin bilincindeyiz. Bunun için siyasi hayatımızın hiçbir döneminde bazıları gibi siyasi emelleri için emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık. Meydanlarda emekli ve emekçiye ve bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık. Kendi işçisi maaş alamadığı için belediye önünde eylem yaparken tropik adalarda zevk-ü sefa içinde keyif çatanlar gibi olmadık. Hep sırtımızda yumurta küfesi taşıdığımızın 86 milyonun emanetini ve sorumluluğunu taşıdığımızın şuuruyla hareket ettik. Devletimizin imkanları genişledikçe bundan 86 milyonun tamamının elbette emekçilerin, emeklilerimizin, memurlarımızın da adil bir şekilde yararlanmasını sağladık. Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni ve ek ödemeler gibi alanlarda yaptığımız düzenlemelerle memurlarımızın özlük haklarını iyileştirdik.”

 

DHA

Yorumlar