İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Bir çocuk karanlığa tek başına düşmez!

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırıları, bireysel olayların ötesinde toplumsal bir kırılmaya işaret ediyor. Psikolog Esma Dilber Kodak, yaşananların ardındaki ortak sorumluluğa dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu; “Bir çocuk karanlığa tek başına düşmez” dedi

Bir çocuk karanlığa tek başına düşmez!

HABER:

CANAN İSPİR


Türkiye, son iki günde okullarda yaşanan kanlı saldırı haberleriyle sarsıldı. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen olaylar, yalnızca iki şehirde yaşanan trajediler olarak değil, toplumun genel ruh haline dair derin bir sorgulamayı da beraberinde getirdi. Psikolog Esma Dilber Kodak, yaşananları değerlendirirken meselenin yalnızca bireysel ya da yerel olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Son günlerde Maraş ve Siverek’ten gelen okul haberleri, yalnızca iki şehirde yaşanmış iki acı olay değil; toplum olarak neyin içinde yaşadığımızı yüzümüze vuran ağır bir uyarı. Çünkü bu mesele tek başına bir çocuğun, bir ailenin ya da bir okulun sorunu değil. Bu, hep birlikte içinde bulunduğumuz iklimin sorunu.”

İhmal olduğu çok açık

Şiddetin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Kodak, çocukların bu karanlıkla tek başına karşı karşıya kalmadığını belirterek, “Kahramanmaraş’taki olayda bir çocuğun silaha ulaşabilmiş olması, bize sadece bir güvenlik açığını değil, yetişkinlerin sorumluluğunu da gösteriyor. Bir çocuk kendi başına bu kadar büyük bir karanlığın içine düşmez; mutlaka bir ihmal, bir körlük, bir görmezden gelme eşlik eder” dedi.

Sevgi kadar sınır da gerekli

Çocuk yetiştirme anlayışına da değinen Kodak, sevgi ile sınır arasındaki dengenin önemine işaret ederek, “Çocuk dediğimiz varlık, her istediği yapılan değil; sevgi kadar sınırla, ilgi kadar kuralla, anlayış kadar sorumlulukla büyür. Sevmek bazen sarılmaksa, bazen de ‘hayır’ diyebilmektir” ifadelerini kullandı.

Şiddetin normalleşmesi

Sanal dünyada şiddetin normalleşmesine de dikkat çeken Kodak, bazı çocukların gerçek ile oyun arasındaki sınırı kaybedebildiğini belirtti. Toplumdaki hızlı suçlama refleksine de değinen Kodak, “Bir video üzerinden etiket yapıştırmak, bir grubu hedef göstermek, suçu hızla bir ötekine devretmek; bunların hiçbiri meseleyi anlamak değil, sadece içimizde biriken öfkeye yön aramaktır” dedi.
 

Merhameti ne zaman kaybettik?
Kodak, sözlerini şu çarpıcı soruyla tamamladı: “Biz ne zaman merhameti bu kadar kaybedip öfkeyi bu kadar büyüttük?” Bu sorunun yalnızca duygusal bir çıkış değil, aynı zamanda toplumsal bir yüzleşme çağrısı olduğunu vurgulayan Kodak, çözümün başkalarını suçlamak yerine bireysel sorumlulukla yüzleşmekten geçtiğini ifade etti.


 

Yorumlar