İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Z kuşağı kendini dansla buluyor

Türk Halk Dansları Usta Öğreticisi ve Uzman Antrenör Aslı Çoban , yıllardır Anadolu'nun ritimlerine hayat veriyor. Sahne üzerindeki zarafeti kadar, sahne arkasında bireysel öğrencinin ruhuna dokunmuş bir eğitmen olarak dansın yalnızca bir gösteri değil, kültürel bir varoluş biçimine inanan Çoban, “Z kuşağı dansla kendini buluyor” dedi

Z kuşağı kendini dansla buluyor

Dans kariyerine küçük yaşlarda halkoyunları ekiplerinde başlayan ve yıllar içinde hem eğitimci hem eğitmen olarak Türkiye'yi uluslararası festivalde temsil eden Çoban, halk danslarının sadece figürlerden ibaret olmadığını, onun bir hareketin arkasında bir yaşam öyküsü olduğunu söylüyor: “Zeybek geçirdiği bir efe gibi dimdik durursunuz, barda parmaklarınızla dağlara tırmanırsınız. Bu danslar durduğu yerdedir, bu nabzıdır.”

 

Gençler dans etmeyi seviyor

Halkın danslarının genç kuşaklara ulaşabildiğini, ancak bunun için onlara diline hitap etmek isteyen Aslı Çoban, “Sosyal medya bu yerde çok güçlü bir araç. Reels videolarıyla, YouTube gösterileriyle gençlerin ilgisi giderek artıyor. Bunların sadece dansı değil, onları keşfetmeyi sürdürüyor” dedi.

 

Her bölge bir roman

Türkiye'nin dört bir yanındaki dansları çalışılan olan Çoban, onun yöresinin kendine özgü bir hikayesi olduğunu vurgulayarak, “Sanırım Artvin horonları beni her zaman büyülüyor. Hem doğanın zorlu hem figürlerinin keskinliği insanın ruhu eğitiliyor. Bir dağın yamacında yaşamanın o göğsü kabartan gururunu hissediyorsun” diye konuştu.

 

Dansla gelen şifa

Sahneye çıkan, öğrencisinin bir dönüşüm yaşadığını söyleyen Aslı Çoban, halk danslarının yalnızca kişilerin değil, ruhsal bir iyileşme sürecinin devam ettiğini anlatarak, “Sosyal fobisi olan, içine kapanık çocuklar dansla birlikte değişti. Sahneye çıktıklarında gözler parlıyordu. Dans, sözcüklerle anlatılamayan ayrıntıların beden üzerinden ifadedir” şeklinde konuştu.

 

Kültürel diplomasi için dans

Halk danslarının dünyada yeterince tanınmadığını söyleyen Aslı Çoban, bu alanda daha fazla uluslararası temsil ve dijitalleşmeye ihtiyaç olduğunu söyledi. Çoban, "Flamenko nasıl İspanya'nın simgesiyse, bizim halamız, zeybeğimizin neden olmasın? Bu kapsamlı markalama gerekiyor. Çünkü dans, sınır tanımayan bir dildir. Kültürel diplomasının en zarif ama en güçlü halidir” ifadelerini kullandı.

Yorumlar