İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Türkiye'de kadınların yüzde 43,9'u psikolojik şiddet görüyor!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınların uğradığı psikolojik şiddet rakamları, korkutucu bir tabloyu gözler önüne seriyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Klinik Psikolog Nilsu Yavuzer, kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddetin gizli olduğunu ve daha derin yaralar açtığını ifade ederek “Kadınlara uygulanan psikolojik şiddet aslında toplumu etkiliyor. Türkiye'de kadınların yüzde 43,9'u psikolojik şiddete maruz kalıyor” dedi

Türkiye'de kadınların yüzde 43,9'u psikolojik şiddet görüyor!

Toplumda şiddet, genel hatları ile ‘adli vaka’ olarak anıldığı sürece gündem oluyor. Özellikle kadına şiddet konusu, can kayıpları sayıları ile anıldığı için şiddetin sadece fiziksel yüzü görünür kılınıyor. Hâlbuki fiziksel olarak anılmayan ama kişilerin hayatında ciddi olumsuz etkilere neden olan ‘psikolojik şiddet’ oranları, küçümsenmeyecek kadar fazla. Konuyu ‘kadınlara psikolojik şiddet’ çevresinde ele aldığımızda ise toplumun yapı taşları olarak nitelendirilen çocukların sağlıksız süreçlerle büyümesine kadar uzanıyor. Çünkü bilinen klişe; ‘anne ne kadar iyi ve sağlıklı ise çocuk da o denli iyi ve sağlıklıdır’ tanımı, bu noktada tam karşılığını bularak işliyor. Annenin yaşadığı psikolojik şiddet çocuğunu, kadının yaşadığı psikolojik şiddet kültürel normları, sosyal hayatı, aile ilişkilerini ve hatta ekonomik üretkenliği etkileyerek hayata dair tüm süreçleri sekteye uğratıyor

Psikolojik şiddet gizli oluyor

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Klinik Psikolog Nilsu Yavuzer, psikolojik şiddetin her ne kadar maruz kalan bireyleri ilgilendirdiği bilinse de esasında toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Psikolog Yavuzer; “Psikolojik şiddet, bir kişinin diğerine duygusal ve zihinsel olarak zarar vermek amacıyla kullandığı, manipülatif, aşağılayıcı veya baskıcı davranışları içerir. Aşağılama, suçlama, aşırı eleştirme, tehdit, hakaret etme, utandırma gibi durumlar psikolojik şiddetin sinyalleridir. Şiddet denildiğinde ilk olarak fiziksel şiddet düşünülebilir ancak psikolojik şiddet gizli olduğu için fark edilmesi zordur ve kişinin hayatında ciddi olumsuz etkiler bırakır. Bu duruma maruz kalma süresi uzadıkça kişi özsaygısını yitirmeye başlar, aile ve sosyal ilişkilerinde bozulmalar meydana gelir ve gittikçe yaşamdan izole olan bir döneme girer. Psikolojik şiddet sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olarak da karşımıza çıkar. Uzun vadede bakıldığında kültürel normları, sosyal ilişkileri ve ekonomik üretkenliği derinden etkileyebilir. Kadınlara uygulanan psikolojik şiddet, zamanla onları toplumdan izole ederek birçok alanda rol almalarını engeller ve bu da cinsiyet eşitsizliğinin daha belirgin olmasına zemin hazırlar.” dedi.

anne rolüne etki ediyor

Kadınların psikolojik şiddete erkeklerden daha fazla maruz kaldığını belirten Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Klinik Psikolog Nilsu Yavuzer; “Bu durumun birkaç temel sebebinden söz edebiliriz. Toplumsal roller ve cinsiyet normları, ekonomik bağımlılık, kadın erkek ilişkilerindeki güç dinamikleri, psikolojik şiddetin görünmez olması ve normalleştirilmesi gibi. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nün ulusal düzeyde yaptığı araştırma raporuna göre; ülkemizde kadınların yüzde 43,9’u psikolojik şiddete maruz kalıyor. Bu sonuç bizlere psikolojik şiddetin en az diğerleri kadar dikkate alınması gerektiğini gösteriyor. Çünkü yaşanan şiddet fiziksel olarak iz bırakmasa da ilk olarak aile içine yani kadının anne rolüne etki ediyor.” diyor.

Çocuğun ilk rol modeli anne

Şiddet mağduru annelerin, çocuklarının da etkilendiğini yineleyen Yavuzer şöyle devam etti: "Anne olmak, bebeği doğurmanın ötesinde birçok zorlayıcı sürecide içinde barındırır. Psikolojik şiddet görmüş veya görmekte olan kadınların sadece kendi ruh sağlığını değil aynı zamanda çocuklarıyla kurdukları bağ ve ebeveyn tutumlarını da derinden etkiler. Psikolojik şiddet gören bir anne, stres, kaygı, depresyon, öfke patlamaları gibi sorunlar yaşayabilir ve bunlarla mücadele ederken çocukları ile sağlıklı bir bağ kurması zorlaşır. Ev ortamında sürekli güvensiz ve gergin bir havanın hâkim olması yanında annenin psikolojik şiddete maruz kalması, bitkin ve tükenmiş hissetmesine neden olur. Bu durum annenin, çocuğuna karşı duygusal olarak mesafeli olması, sürekli olarak kaygı halinde olması gibi sonuçları da beraberinde getirir. Çocuk tarafından bakıldığında ise annelerinin mutsuzluklarından dolayı özellikle küçük yaşlarda kendilerini sorumlu hissedebilirler. Aynı zamanda anne çocuğun ilk rol modeli olduğu için annenin yaşadığı olumsuz durumlar, çocuğun ileriki yaşlarda benzer davranışlar ve duygular yaşamasına sebep olabilir. İkili ilişkilerinde sağlıksız ve güvensiz bağlar geliştirebilir, sürekli kendini güvensiz ve kaygılı hissedebilirler.”
Şiddetin her şekliyle mücadele edilmesi gerektiği gibi psikolojik şiddet konusunda da farkındalığın arttırılması gerektiğini vurgulayan Klinik Psikolog Nilsu Yavuzer; “Öncelikle psikolojik şiddetin ne olduğu hakkında bilgilendirmeler yapılmalı ve olası sonuçları ile ilgili kişilerin farkındalık kazanması için destek olunmalı. Sonuç olarak, somut izler bırakmasa da psikolojik şiddeti ciddiye almamız ve bununla mücadele için toplum olarak birbirimize destek olmalıyız.” dedi.

Yorumlar