İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Emekliye açlık yandaşa kıyak!

Tüm Emeklilerin Sendikası, Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. “Türkiye’de emeklilik, iktidarın bilinçli tercihiyle onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarılmıştır” denilen açıklamada, üst düzey bürokratlar için 30 bin TL’ye varan seyyanen zamların gündeme geldiği belirtilerek, “Emekliye gelince 'bütçe disiplini', sermayeye ve bürokrasiye gelince ayrıcalık ve saltanat” ifadeleri kullanıldı

Emekliye açlık yandaşa kıyak!

Tüm Emeklilerin Sendikası, Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında, milyonlarca emeklinin yoksullukla, borçla, barınma kriziyle boğuştuğu belirtilerek, “Bu ülkede emeklilik artık bir huzur ve güvence dönemi değil, açlıkla ölmemek mücadelesidir. Yıllarca çalışmış, üretmiş, bu ülkenin tüm değerlerini yaratmış emekçiler; bugün bilinçli bir sınıf politikasıyla açlığa itilmiştir. Tek adam rejimi altında uygulanan neoliberal ekonomi programı; sosyal devleti tasfiye etmiş, kamusal kaynakları sermayeye ve ayrıcalıklı bir azınlığa aktarmış, emeklileri ise cezalandırılması gereken bir 'yük' olarak görmüştür. Bu bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercihtir” denildi.

Onurumuza saldırı

“Mart 2025 itibarıyla Türkiye’de emekli ve hak sahiplerinden oluşan 16,8 milyonu aşkın insanın 4-5 milyonu, 16 bin 881 TL gibi bir sefalet aylığına mahkûm edilmiştir” denilen açıklamada, “Bir o kadar dul ve yetim hak sahibi ise bu tutarın çok daha altında aylık almaktadır. Bu rakamlar açlık sınırının altındadır, hatta yer yer yarısının bile altına düşmektedir. Bunun adı derin yoksulluktur. Emeklilere fiilen 'aç kal' denmekte, sendika hakkı gasp edilerek 'sus' denmektedir. Bu, emekçilerin yaşam onuruna yönelmiş açık bir saldırıdır” ifadeleri kullanıldı.

Yoksullaştırma stratejisi

Açıklamada, 2026 yılı için açıklanan net asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğu belirlerek, “İktidar bu rakamı bir 'iyileştirme' olarak sunmaktadır. Oysa bu ücret, daha açıklandığı anda açlık sınırının altına düşmüştür. Araştırmalar, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutarın asgari ücreti aştığını; barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim giderleriyle birlikte yoksulluk sınırının 100 bin TL bandına dayandığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, asgari ücretin bir geçim ücreti olmaktan çıkarılıp yoksulluğun taban ücreti haline getirildiğini göstermektedir. Bugün Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısı asgari ücret ve civarında gelirle yaşamaktadır. Yani milyonlarca emekçi daha çalışırken yoksullaştırılmakta, emeklilik ise bu yoksulluğun derinleştirilmiş hâli olarak dayatılmaktadır. Bu bir tesadüf değil; tek adam rejimiyle bütünleşmiş neoliberal bir yoksullaştırma stratejisidir” eleştirisinde bulunuldu.

Açık bir emek gaspı

Emekliler iktidarın “asgari ücreti enflasyona ezdirmedik” iddiasının gerçeği yansıtmadığını dile getirerek, “2024’te resmi enflasyon yüzde 44,4 iken asgari ücret artışı yüzde 30’da kalmıştır. 2025’te beklenen yaklaşık yüzde 31’lik enflasyona karşı artış yüzde 27 olmuştur. Asgari ücret, iki yılda yalnızca resmi enflasyon kadar artırılsaydı bile 28 bin 75 TL değil, 32 bin 156 TL olmalıydı. Aradaki yaklaşık 4 bin 100 TL, emeğin nasıl bilinçli biçimde ezdirildiğinin açık kanıtıdır. Büyümeden pay verilmemiş, geçim koşulları tamamen yok sayılmıştır. TÜİK’in açıkladığı makyajlı enflasyon oranları, emeklinin ve emekçinin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmamaktadır. Gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki gerçek artışlar gizlenmekte; düşük zamlar bu sahte verilerle meşrulaştırılmaktadır. Bu açık bir emek gaspıdır” tepkisini gösterdi.

Sefalet kalıcılaştı

Açıklamanın devamında, “Ocak 2026’da; İşçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılması planlanan artışların yüzde 12–13, memur emeklilerine ise yüzde 18’ler bandında kalacağı görülmektedir. Bu bir artış değil; yoksulluğun güncellenmesi, sefaletin kalıcılaştırılmasıdır. Ekonomik yıkım barınma krizini derinleştirmiştir. Büyük şehirlerde binlerce emekli; pansiyon ve ucuz otel odalarında, sağlıksız yapılarda, hatta kamusal alanlarda yaşamaya zorlanmaktadır. Sosyal konut üretmeyen, barınmayı piyasanın insafına bırakan neoliberal anlayış, emekliler için barınma hakkını fiilen ortadan kaldırmıştır. Tüm bu yıkım yaşanırken üst düzey bürokratlar için 30 bin TL’ye varan seyyanen zamlar gündeme getirilmiştir. Kamuoyu tepkisi üzerine şimdilik geri çekilen bu düzenleme, gerçeği değiştirmemektedir. Emekliye gelince 'bütçe disiplini', sermayeye ve bürokrasiye gelince ayrıcalık ve saltanat devreye sokulmaktadır. Bu bir çelişki değil; rejimin sınıfsal karakteridir” denildi.

YAĞMA REJİM YIKILACAK!

Basın açıklamasında taleplerini sıralayan emekliler, “Tüm Emeklilerin Sendikası olarak taleplerimiz nettir: Tüm emeklilere derhal 20 bin seyyanen zam yapılsın. Bu artış, kök aylık oyunlarına kurban edilmeden tüm emekli aylıklarına eşit biçimde yansıtılsın. En düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur aylığına eşitlensin. Enflasyon kayıpları tam olarak telafi edilsin, refah payı eklensin. Sağlıkta soyguna son verilsin: katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farkları kaldırılsın. Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlansın, kamusal sosyal konutlar derhal hayata geçirilsin. Emeklilerin ve emekçilerin örgütlenme, ifade ve demokratik hakları üzerindeki tüm baskılar sona erdirilsin. Tek adam rejimi ve neoliberal politikalar bu ülkede çalışmayı yoksulluk, emekliliği sefalet haline getirmiştir. Emekliler sadaka değil, gasbedilen haklarını istiyor. Bu düzen değişecek. Bu yağma rejim yıkılacak” ifadelerine yer verdi.

Yorumlar