İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Dijitalleşme ilişkileri de vurdu!

Günümüzde dijitalleşmenin de etkisiyle ilişkilerin sayıca arttığının görüldüğünü belirten uzmanlar, ancak gerçek yakınlığın giderek azaldığını söylüyor

Dijitalleşme ilişkileri de vurdu!

Sosyal medya, ekranlar ve yapay zekâ aracılığıyla kurulan tek taraflı bağların, güvenli ve kontrol edilebilir yapıları nedeniyle daha çok tercih edildiğini dile getiren Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Ancak insan psikolojisi yalnızca güvenle değil, karşılıklılıkla gelişir. Gerçek ilişkiler temas, duygusal karşılık ve birlikte regülasyon gerektirir.” dedi. Uzun vadede kişinin, gerçek ilişkilerden uzaklaştıkça içsel boşluk, yalnızlık ve duygusal durgunluk yaşayabildiğine dikkat çeken Yalçın, duygular ifade edilemediğinde ise bedenin devreye girdiğini ve psikosomatik belirtilerin artabildiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, dijital çağda yaygınlaşan tek taraflı (parasosyal) ilişkilerin insan psikolojisi ve bedeni üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti.

Tek taraflı ilişkiler 

Dijital çağda insan ilişkilerinin görünürde artarken, ‘gerçek’ yakınlığın giderek azaldığına dikkat çeken Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Sosyal medya, ekranlar ve yapay zekâ aracılığıyla kurulan bağlar kişiye sürekli bir ulaşılabilirlik hissi sunuyor; ancak bu temas çoğu zaman karşılıklılıktan ve derinlikten yoksun kalıyor.” dedi. Bu bağlanma biçiminin psikolojide ‘parasosyalleşme’ olarak adlandırıldığını aktaran Yalçın, “Kişinin bir ekran figürüyle, bir içerik üreticisiyle ya da yapay zekâ ile kurduğu bu tek taraflı ilişkiler, güvenli ve kontrol edilebilir olduğu için giderek daha fazla tercih ediliyor.” şeklinde konuştu.

Karşılıklı etkileşim önemli 

Parasosyal bağların reddedilme ve hayal kırıklığı riskini azalttığına işaret eden Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Kişi incinmeden, çaba göstermeden ve belirsizliğe girmeden bir yakınlık hissi yaşayabiliyor.” dedi. Ancak insan psikolojisinin yalnızca güvenle değil, karşılıklılıkla geliştiğini ifade eden Yalçın, gerçek ilişkilerin temas, duygusal karşılık ve birlikte regülasyon gerektirdiğini; bu unsurlar olmadığında, kişinin kendini ilişkide hissediyor olsa bile derin bir bağdan yoksun kalabildiğini dile getirdi.

Kişi konfor alanını daraltıyor

Uzun süre gerçek ilişkilerden uzak kalındığında zihinsel ve duygusal düzeyde bir durgunluk ortaya çıkabildiğini vurgulayan Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, şöyle devam etti: “Hayata karşı isteksizlik, karar vermekte zorlanma, erteleme davranışları ve içsel boşluk hissi bu sürecin sık görülen yansımaları arasında yer alıyor. Duygular yüzeyde kalıyor; kişi bir şeylere bağlı hissederken aynı anda yalnızlık duygusu yaşayabiliyor. Yakınlık ihtiyacı tam olarak karşılanmadığı için gerçek ilişkiler yorucu, talepkâr ve riskli algılanmaya başlıyor. Bu durum ilişkisel alanda da belirginleşiyor. Karşılıklı bağ kurmak yerine izlemek, takip etmek ve mesafede kalmak daha kolay geliyor. Küçük hayal kırıklıkları bile zor tolere edilir hâle gelirken, ilişki kurma isteği yerini geri çekilmeye bırakabiliyor. Böylece kişi farkında olmadan konfor alanını daraltıyor.”

Duyguları ifade etmek gerek 

İnsan bedeninin ise bu temas eksikliğine kayıtsız kalamadığını aktaran Yalçın, “Sinir sistemi; dokunma, göz teması, ses tonu ve duygusal karşılık gibi canlı ilişkisel uyaranlarla düzenleniyor.” dedi. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında ise bedenin devreye girdiğini ifade eden Yalçın, “Nedeni açıklanamayan ağrılar, kronik yorgunluk, sindirim problemleri, kas gerginlikleri, çarpıntı ve nefes darlığı gibi psikosomatik belirtiler bu süreçte artış gösterebiliyor. Duygular ifade edilemediğinde ya da ilişki içinde yaşanamadığında, beden konuşmaya başlıyor.” açıklamasını yaptı.

İnsan temas etmek ister 

Yapay zekâ ile kurulan bağların bu noktada dikkat çekici bir alan oluşturduğunun altını çizen Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Yargılamayan, her zaman ulaşılabilir ve kırıcı olmayan bir ilişki deneyimi sunması, bu bağları cazip hâle getiriyor.” dedi. Ancak insan sinir sisteminin yalnızca bir başka canlı sinir sistemiyle düzenlenebildiğini kaydeden Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı: “Yapay bağlar geçici bir rahatlama sağlayabilir; kalıcı denge ve iyilik hâli ise gerçek ve karşılıklı ilişkilerle mümkün oluyor. Yakın ilişki kurmak romantik bir beklenti değil, psikolojik ve biyolojik bir ihtiyaçtır. Zihinsel, duygusal ve bedensel iyi oluşu değerlendirirken yalnızca stres düzeyine değil; kişinin nasıl bağlandığına, nerede temastan kaçtığına ve hangi alanlarda yalnız kaldığına da bütüncül bir bakışla yaklaşmak gerekir. İnsan yalnızca izleyerek değil, temas ederek ve karşılık bularak var olur.”

Yorumlar