İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

52 günden beri direniyorlar

Silivri’de faaliyet gösteren Yelkenci Tekstil, sendikaya üye oldukları gerekçesiyle 3 işçiyi Kod-49 ile işten çıkardı. 52 günden beri fabrikanın önünde hak arayan işçiler, seslerinin duyulması için dayanışma çağrısı yaptı. Damga'ya konuşan Öz İplik İş Sendikası İstanbul Şube Başkanı Bayram Önal, anayasal bir hakkın çiğnendiğini belirterek, “Sendika adı anan işçiler, yalan ve iftiralarla acımazsızca işten çıkarılıyor” dedi

52 günden beri direniyorlar

Çatalca Polonez fabrikasında yaşanan işçi kıyımının bir benzeri Silivri'de yaşandı. Silivri'de faaliyet gösteren Yelkenci Tekstil, Hak-İş'e bağlı Öz İplik İş Sendikası'na üye olan işçileri işten çıkardı. İşçiler “görevi kötüye kullanma” gerekçesi bahane edilerek Kod-49 ile işten çıkarıldıkları için ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, işsizlik maaşı gibi haklarından mahrum kaldı. Tekstil fabrikası önünde direnişe geçen işçiler, haftalardır işe iade edilmeyi ve sendikal haklarının tanınmasını talep ediyor.

 

Bu anayasal bir hak

Öz İplik İş Sendikası İstanbul Şube Başkanı Bayram Önal, 52 günden beri direnişte olduklarını belirterek, “Anayasa'nın 51. maddesine göre ‘çalışanlar, önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir.' Bu anayasal hüküm herkesi bağlar. Gelin görün ki işverenler anayasaya karşı bir tutum alıyorlar. Biz yasalara göre kurulmuş ve iş kolunuzda yetkili bir sendikayız. Anayasal bir hakkın kullanımından daha doğal ne olabilir? Ama öyle olmuyor. Sendika adı anan işçiler en olmadık, yalan ve iftiralarla onur kırıcı sebepler uydurup işçileri acımazsızca kapının önüne koyuyorlar. Mesala, Yelkenci Tekstil'de çalışan işçilere mobbing uygulama, maaşların bir kısmını elden ödenmesi ve haklarının karşılanmaması, çocuklu kadınların kreş ihtiyaçları yasaların ve iş güveliği normlarına uymuyor. Makine aralarında çocuklar geziniyor. Sosyal haklar nerdeyse hiç yok, fazla mesai haklarına el konuyor. Oysa yasalar işçi işveren hukukunu düzenlemiş” dedi.

Keyfi uygulama var

“Karşılıklı çıkarları gözetmek için sendikal örgütlülüğü anayasa güvenceye almış” diyen Önal, “Biz bunların hiçbirinde yararlanamıyoruz. Ayrıca Yelkenci Tekstil birçok uluslararası markalara fason tekstil ürünü dikiyor. Uluslararası markaların sözleşme standartlarında uymuyor. Onlara karşı hile yapıyor. Bu standartlardan biri de sendikal haklardır. Sonuç itibarıyla işçiler sendikaya üye olmaları halinde ve sendikal mücadeleleri nedeniyle işten atıldılar. İçeride birçok keyfi uygulama var. Yine istedikleri gibi ücret taktir ediyorlar” ifadelerini kullandı. 

Mobbing son bulsun

Açıklamasını, “Bizim isteğimiz sadece insanca yaşamak için anayasal hakkımızı kullanmak” şeklinde sürdüren Önal, “Sendika kabul edilsin ve toplu iş sözleşmesi yapılsın. Usulsüzlüklerin önüne geçilsin, baskı ve mobbing son bulsun, kimseye hakaret ve tacizde bulunulmasın, yemekler düzeltilsin. İçerde 90 günden bile daha fazla yıllık izini olan arkadaşlarımız var ama bu izinleri bile kullandırmıyorlar. Bizim isteğimiz insanca çalışmak ve insanca yaşamak” talebinde bulundu. Önal, “Tüm işçileri, emekten yana olan duyarlı tüm yurttaşları, demokratik laik sosyal ve hukukun üstünlüğü ilkesini savunan herkesi dayanışmaya çağırıyoruz. Bu gün bizim anayasal haklarımız yok sayılırsa, yarın herkesin başına her şey gelebilir” çağrısını yaptı. 

 

TUVALETTE BİLE GÖZ HAPSİNDEYİZ

Benzer sorunlar nedeniyle sendikaya üye olduğunu ve sendikal faaliyet yürüttüğünü ifade eden Gülşah Eroğlu isimli işçi, “Tuvalete gittiğimiz zaman bile göz hapsindeyiz, bizi tuvaletten bile çağırdıkları oluyor. Eğer ustaya yakın değilsen seni düşük maaşla çalıştırıyorlar. Biz sadece hakkımızı istiyoruz” dedi. Sendika üyeliğinin anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Eroğlu, “Sendikaya üye olduğumuz için bizi Kod-49 ile tazminatsız işten çıkarttılar” diye dert yandı. “Verilen işleri kasıtlı olarak yapmama” iddiasıyla işten çıkarıldığını hatırlatan Eroğlu, sendika üyeliği öncesinde böyle bir konunun gündeme gelmediğini vurguladı. 

Yorumlar