İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Öfkeyi fabrikalara taşıyalım!

OSTİM İşçileri, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik operasyonla başlayan sürece dair açıklama yaparak, “Meydanlardaki öfkeyi fabrika ve atölyelere taşıyalım” dedi

Öfkeyi fabrikalara taşıyalım!

19 Mart'ta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik operasyonla başlayan sürece dair OSTİM İşçileri açıklama yaptı. Yapılan açıklamada işçiler, "Günlerdir Türkiye'nin her bir köşesinde birleşen halk iktidara cevap veriyor. Biz de OSTİM işçileri olarak diyoruz ki: Yoksulluk ve sefaletin yaşam kuralı haline gelen bu ülkeyi demokrasi ve özgürlüğün ülkesi haline getirebilecek en büyük güç işçilerdir, emekçilerdir. İşçiler ve emekçiler bu öfkeyi fabrikalarda, atölyelerde, sanayi havzalarında daha ileri taşımalıdır" dedi.

Sömürü girdabı yaşanıyor


"Baskı, yasak, sömürü karşısında işçiler kazanacak, halk kazanacak" pankartı açan OSTİM İşçileri, açıklamalarında siyasetçilerden gazetecilere, belediye başkanlarından sanatçılara, sendikacılara kadar demokrasiden, hukuktan, adaletten yana olan tüm kesimleri hedefine koyan baskı, gözaltı, tutuklama furyasının gittikçe şiddetlendiğini ifade etti. İmamoğlu'nun tutuklanması da dahil aylardır ardı ardına yaşanan kayyım atamaları başta olmak üzere hukuksuzlukların, baskıların, gözaltı ve tutuklamaların hiçbirinin tesadüf olmadığını dile getiren işçiler, "Ülkeyi yönetenler iktidara geldikleri günden bugüne başta işçiler olmak üzere tüm toplumu yoksulluğa, baskıya, yasaklara mahkum ediyor. Bu ülkede grevler yasaklanıyor, sendikacılar tutuklanıyor, işyerlerinde mobbing ve şiddet her geçen gün artıyor, MESEM'li gençler iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. İktidar, işçileri ağır ve yoğun bir sömürü girdabına hapsetmeye çalışıyor" dedi.

Kimse konuşmasın istiyorlar

 

Bu ülkenin iktidarının istediği demokrasinin, hukukun, adaletin, emeğin hakları başta olmak üzere en temel hakların, ortadan kaldırıldığı bir ülke yaratmak olduğunu ifade eden OSTİM İşçileri, iktidarın 23 yılda ortaya koyduğu siyasete dikkat çekti: "23 yıldır diyorlar ki; 'Bizim için işçinin, emekçinin kölece çalışma koşullarına, açlık sınırı altındaki ücretlere ses çıkarmayanı, yaşadığı iş cinayetini dahi kaderden sayanı makbuldür.' Diyorlar ki; 'Bizim için sendikacının işçinin, emekçinin hakkını arayanı değil önümüzde el pençe duranı, kraldan çok kralcı olanı, yandaş olanı makbuldür.' 23 yıldır diyorlar ki; 'Kimse bizim düzenimize itiraz etmesin hakkını aramaya kalkmasın. Yoksa kim olursa olsun soruşturma, gözaltı, baskı ve tutuklamalarla sustururuz.'"

Yoksulluk kural haline geldi!


İktidarın hedefinin en başından beri yoksulluğun, adaletsizliğin, hukuksuzluğun hüküm sürdüğü, emeğin hakkının yok sayıldığı bir ülke yaratmak olduğunun ifade edildiği açıklamanın devamında şunlar yer aldı: "Onların bu isteklerine cevabı günlerdir Türkiye'nin her bir köşesinde birleşen halk veriyor. Biz de OSTİM İşçileri olarak diyoruz ki: Yoksulluk ve sefaletin yaşam kuralı haline gelen bu ülkeyi demokrasi ve özgürlüğün ülkesi haline getirebilecek en büyük güç işçilerdir, emekçilerdir. İşçiler ve emekçiler bu öfkeyi fabrikalarda, atölyelerde, sanayi havzalarında daha ileri taşımalıdır."

Sömürü karşısında birleşelim


OSTİM işçileri olarak bir arada olduklarını söyleyen işçileri, "OSTİM'den diyoruz ki; şimdi mücadele zamanıdır. İş yerlerimizde, sokaklarımızda, fabrikalarımızda bir araya gelelim. Düşük ücret, güvencesiz iş koşulları ve geleceksizliğe karşı birleşelim. Ankaralı bütün işçilere sesleniyoruz: Sömürüyü, baskıyı büyüten sermaye ve iktidar politikalarına karşı İnsanca yaşam ve çalışma, demokratik hak ve özgürlüklerimiz için birleşelim. Mücadele edelim! Sağlıktan, gıdaya, enerjiden, inşaata ülkenin bütün zenginliklerini üreten bütün işçilere çağrımız, milyonların gücüne güç katmaktır. Yoksulluğun ve esaretin karanlığına dur diyecek güç ellerimizde! Bütün işçileri baskı, yasak ve sömürü karşısında birleşmeye çağırıyoruz.”

Yorumlar