İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Kazakistan’ın gizemli jeoglifleri

Kazakistan bozkırlarında yıllarca fark edilmeden kalan dev geometrik şekiller, arkeologların dikkatini çekti. Uydu görüntüleriyle ortaya çıkarılan jeoglifler araştırmaların en büyük bilinmezlerinden biri

Kazakistan’ın gizemli jeoglifleri

Kazakistan’ın geniş bozkırlarında bulunan jeoglifler, ilk olarak modern uydu görüntülerinin incelenmesi sırasında dikkat çekti. Kareler, haçlar, halkalar ve başka geometrik şekillerden oluşan yapıların bazıları o kadar büyük ki, yerdeyken bütün şekli görmek mümkün değil.
 

Araştırmacılar, bugün Torgay jeoglifleri olarak bilinen bu yapıların bir bölümünün yüzlerce metre genişliğe ulaştığını belirtiyor. Bazı şekillerin çevresindeki toprak ve taş düzenlemelerinin de bilinçli şekilde oluşturulduğu düşünülüyor.
 

Arkeolojik araştırmalar, bazı yapıların yaklaşık 2 bin 800 ila 8 bin yıl öncesine kadar uzanabileceğini gösteriyor. Bu tarih aralığı doğruysa, söz konusu jeoglifler Mısır piramitlerinden ve Stonehenge’in büyük bölümünden çok daha eski olabilir.

Araştırmacılar, yapıların oluşturulması için taşların ve toprağın belirli geometrik düzenlerde bir araya getirildiğini düşünüyor. Ancak bunların tek bir dönemde mi, yoksa farklı topluluklar tarafından yüzyıllar boyunca mı yapıldığı kesin olarak bilinmiyor.
 

Bazı bilim insanları bu yapıların ritüel veya dini törenlerle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Başka bir teori, şekillerin gökyüzü olaylarını takip etmek veya mevsimlerin değişimini belirlemek amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürüyor.
 

Bir başka ihtimal ise yapıların belirli toplulukların buluşma noktaları ya da bölgesel işaretleri olması. Ancak mevcut arkeolojik bulgular, bu teorilerden herhangi birini kesin biçimde doğrulamaya yetmiyor. Jeogliflerin en şaşırtıcı yönlerinden biri geometrik hassasiyetleri. Bazı şekillerde çizgiler ve noktalar belirli yönlerde uzanırken, bazıları birbirine oldukça yakın geometrik oranlar sergiliyor.

 

Bu durum, yapıların rastgele taş yığınları olmadığını ve onları oluşturan insanların önceden planlama yaptığını gösteriyor. Üstelik binlerce yıl boyunca sert bozkır iklimine maruz kalmalarına rağmen şekillerin önemli bölümleri günümüze ulaşmış durumda.
 

Yeni teknolojiler sayesinde daha önce bilinmeyen jeogliflerin bulunması da mümkün hale geliyor. Lazer tarama, üç boyutlu haritalama ve yapay zekâ destekli görüntü analizlerinin kullanılmasıyla bölgedeki antik yapıların kapsamının daha iyi anlaşılması bekleniyor.
 

Kazakistan bozkırları bu nedenle yalnızca doğal güzellikleriyle değil, toprağın altında ve yüzeyinde sakladığı binlerce yıllık geometrik sırlarla da arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor.


 


 

Yorumlar