İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Azerbaycan’dan İsrail’e “Ermeni Meselesi” Tepkisi: “Tarih Siyasi Hesaplara Alet Edilmemeli”

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın sözde “Ermeni soykırımının tanınmasına” ilişkin teklifinin İsrail kabinesinde oy birliğiyle kabul edilmesinin ardından Azerbaycan’dan dikkat çeken bir tepki geldi. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 29 Haziran 2026 tarihinde yayımladığı açıklamada, 1915 olaylarına ilişkin tarihi süreçlerin siyasi karar mekanizmalarının konusu haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Azerbaycan’dan İsrail’e “Ermeni Meselesi” Tepkisi: “Tarih Siyasi Hesaplara Alet Edilmemeli”

Prof. Dr. Aygün Attar’ın değerlendirmeleri ve açıklamaları temel alınarak hazırlanan haber metni: 

Azerbaycan’dan İsrail’e “Ermeni Meselesi” Tepkisi: “Tarih Siyasi Hesaplara Alet Edilmemeli”

Bakanlık açıklamasında, tarihi olayların lobi faaliyetleri, diplomatik hesaplar ve güncel siyasi konjonktür üzerinden değerlendirilmesinin adalet arayışına hizmet etmeyeceği belirtilirken, geçmişte yaşanan trajik olayların arşivler, belgeler, tarihçiler ve uluslararası hukuk uzmanları tarafından bilimsel zeminde incelenmesi gerektiği ifade edildi.

“Barış Sürecine Zarar Verebilir”

Türkiye Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Azerbaycan’ın açıklamasının yalnızca diplomatik bir tepki olmadığını, aynı zamanda tarihi gerçeklerin korunmasına ve uluslararası hukuka saygının savunulmasına yönelik ilkeli bir duruş olduğunu söyledi.

Attar, İsrail’in girişiminin Güney Kafkasya’da kalıcı barışın tesis edilmeye çalışıldığı kritik bir döneme denk geldiğine dikkat çekerek, “Karabağ ve Doğu Zengezur’un kurtuluşunun ardından Azerbaycan intikam yerine yeniden imar, geri dönüş ve bölgesel iş birliğini tercih etti. Bu süreçte tarihi tartışmaları yeniden alevlendirecek adımlar barış çabalarına zarar verebilir” değerlendirmesinde bulundu.

“Bir Millet, İki Devlet” Vurgusu

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin tarihi, kültürel ve stratejik temeller üzerinde yükseldiğini belirten Attar, merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in ortaya koyduğu “Bir millet, iki devlet” anlayışının bugün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev döneminde daha da güçlendiğini ifade etti.

Attar, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 2014 yılında Prag’da düzenlenen Doğu Ortaklığı Zirvesi’nde dönemin Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’a verdiği cevabı da hatırlatarak, bunun Azerbaycan’ın Türkiye’ye yönelik tarihi suçlamalar karşısındaki tavrını ortaya koyduğunu söyledi.

“İsrail Tarihin Siyasallaştırılmasının Risklerini Bilmeli”

İsrail’in tarihi hafızasının Holokost trajedisiyle şekillendiğini belirten Attar, bu nedenle Tel Aviv yönetiminin tarihi meselelerin siyasi araç haline getirilmesinin doğuracağı sonuçları herkesten daha iyi anlaması gerektiğini kaydetti.

Yahudi toplumunun yüzyıllar boyunca Türk devlet geleneği içerisinde güven içinde yaşadığını vurgulayan Attar, sözde Ermeni meselesinin Türkiye’ye karşı siyasi baskı aracı olarak kullanılmasının tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını ifade etti.

Paşinyan’ın Açıklamasına Dikkat Çekti

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın da İsrail’in kararına ilişkin açıklamalarına değinen Attar, Paşinyan’ın konunun siyasi hesaplar için kullanılmasının Ermenistan’ın çıkarlarına hizmet etmeyeceğini söylediğini hatırlattı.

Bu açıklamanın, 1915 olaylarının üçüncü ülkeler tarafından jeopolitik baskı aracı haline getirilmesinin bölgesel barış açısından risk taşıdığını gösterdiğini belirten Attar, Ermenistan yönetiminin bile mesafeli durduğu bir gündemin yeniden canlandırılmasının bölgeye fayda sağlamayacağını ifade etti.

“Amaç Barış Sürecini Sabote Etmek”

Prof. Dr. Attar’a göre sözde “Ermeni soykırımının” siyasi düzeyde tanınması, tarihi gerçekleri ortaya çıkarmaktan ziyade Ermeni lobilerinin ve Güney Kafkasya’daki yeni dengeleri kabul etmek istemeyen çevrelerin çıkarlarına hizmet ediyor.

Attar, bu çevrelerin Türkiye-Ermenistan normalleşmesini zorlaştırmayı, bölgesel ulaşım projelerini engellemeyi ve Güney Kafkasya’yı yeniden büyük güçlerin rekabet alanına dönüştürmeyi amaçladığını belirtti.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın mesajının açık olduğunu ifade eden Attar, “Bölgenin ihtiyacı geçmişin siyasi silaha dönüştürülmesi değil; egemenliğe, toprak bütünlüğüne, uluslararası hukuka ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir barış düzenidir” dedi.

Attar, İsrail hükümetinin kararını yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirterek, “Azerbaycan ve Türkiye her zaman barıştan, adaletten ve bölgesel iş birliğinden yana olmuştur. Güney Kafkasya’nın geleceği tarihi tartışmaların siyasallaştırılmasıyla değil, ekonomik iş birliği, ulaşım koridorlarının açılması ve karşılıklı güvenin yeniden inşasıyla şekillenecektir” ifadelerini kullandı.

Yorumlar