İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Kurultayı kazanmamızı hazmedemediler

CHP’nin 2023’te yapılan 38’inci Olağan Kurultayının iptali için açılan davada mahkemenin verdiği ‘mutlak butlan’ kararı ile ilgili açıklama yapan Özgür Özel, “Kurultayı kazanmamızı hazmedemediler. Yapılanlar CHP'ye değil sadece; bu milletin insanlarına darbedir” dedi.

Kurultayı kazanmamızı hazmedemediler

HABER MERKEZİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi tarafından, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar vermesinin ardından CHP’de Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti Genel Merkez binasında  dün Özgür Özel başkanlığında toplandı. 

Suçumuz CHP'yi birinci parti yapmak 

Yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, “Bizim suçumuz, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Bizim suçumuz, kurulduğu günden beri AK Parti’yi ilk kez yenmek. Suçumuz bu bizim. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, milletin kendilerini seçtiğinde buradan meşruiyeti alıp, yere göğe sığdıramayıp, milli iradeyi baş tacı edenler bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerli bir ettiler” ifadelerini kullandı.

Hiçbir zaman bunu hazmedemediler

Kurultayı kazanmalarını bazı kimselerim hazmedemediğini vurgulayan Özel, “Müesses nizamın kazanmasını istediklerinin kazanmasına alışık olanlar, müesses nizama itiraz edenlerin zaferi ile hiçbir zaman barışamadılar. Hiçbir zaman bunu hazmedemediler. Maalesef milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını kurdular. Özel, “Cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul etseydim, ‘Ben aday olurum, Ekrem gitti’ deseydim, Ekrem’e sırtımı dönseydim, Mansur Yavaş gibi bir seçeneği tüketseydim, benden iyisi yoktu arkadaşlar.” dedi.  

Bu darbe millete yapılmıştır

Özel, meselenin ne kendisinin meselesi olduğunu ne de Değişim Kurultayı’nın göreve getirdiklerinin şahsi meselesi olduğunu belirterek, “Bu savaş bize değil, millete karşı açılmıştır. Bu darbe bize değil, millete yapılmıştır. Bu darbe milletin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Atatürk’ten emanet cumhuriyetin en büyük kazanımı olan sandığa, seçme ve seçilme hakkına karşı yapılmıştır. 19 Mart’ta cumhurbaşkanı adayına, 21 Mayıs’ta da geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır. Mesele, bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru millettir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir. 86 milyondur bunun mağduru.”

Milleti seçeneksiz bırakmanın peşinde

Özel ayrıca, “Erdoğan milleti adaysız, partisiz, lidersiz ve seçeneksiz bırakmanın çabası içindedir. Erdoğan CHP’yi AK Parti’nin butlan kollarına yönettirme niyetindedir. Cumhuriyet Halk Partisi tüm darbecilere, tüm işbirlikçilerine ve onların kariyer ihtiraslarına karşı dimdik ayaktadır. Şunu herkes bilsin ki Cumhuriyet Halk Partisi, bugün kendisini savunma peşinde değildir, Özgür Özel kendisini savunma peşinde değildir. Bunu yapacak olsak bu imkanlar vardı, hepsini elimizin tersiyle ittik. Cumhuriyet Halk Partisi bugün kurduğu cumhuriyeti, demokrasiyi, sandığı ve sandıktaki değişime umut bağlamış 10 milyonları, bu milletin bütün evlatlarını savunmak durumundadır.”

Bizim ağaç yanarsa orman yanar

Özel devamında, “Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kendi içinde yaşadığı ve kıymetli gördüğüm bir sessizliğin, yarın demokrasiden yana bir tavra evrilmesi ihtimali çok düşük bir ihtimal olmakla birlikte, bizim için değil; kendileri için, gelecekleri için, kendilerini de yok edecek, insan yiyen, demokrasi yiyen, siyasetçi yiyen bu yamyam virüse karşı bir tedbir almaları ihtimali çok kıymetlidir. Yoksa o virüs, muhalefeti yiyince doymaz. Aynı apartmandayız. Bizim ev yanarsa, apartman yanar. Biz bir ormanda yaşıyoruz. Bizim ağaç yanarsa, orman yanar. Bunca yıl iktidar olup da şimdi gelinen noktada, fevkalade tehlikelidir. Muhalefet bugün akşam gösterdiği dayanışmayla öyle sınıfı falan geçmemiştir. Öyle yazan-çizen var. Muhalefet tarihe geçmiştir bu akşam. Şanlıurfa Barosu’nun ilk açıklamayı yapması ve takip eden Türkiye’de onlarca baronun peşi sıra yaptıkları açıklamalar kıymetlidir. Sendikaların, meslek örgütlerinin, sivil toplum örgütlerinin peşi sıra yaptıkları açıklamalar bu geceyi bir matem, bir yas, bir kara geceden bir umut gecesine hızlı şekilde dönüştürmüştür” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun telefonuna dönmedim 

Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine, “Yoğun bir toplantı, sonra siyasi partilerden önceki genel başkanlarımızın ziyareti vardı. Çok sayıda telefon gelmiş. Arayanlar arasında Sayın Kılıçdaroğlu da var. Kendisinin telefonuna henüz dönmedim. Zaten hani dönüp de ne konuşacağız?  Ancak Sayın Kılıçdaroğlu partimizin önceki dönem seçilmiş Genel Başkanıdır. Elbette telefonuna bir şekilde dönülecektir. Ona da düşüncelerimiz ifade edilecektir. Ancak bir butlan kararını meşru görmemi bekleyeceğini beklemem. Genel Başkanı olarak yine kendisine saygı duyacağız. Bir gerginlik yaratmak da istemem” diye konuştu.

Baba ocağında ev sahibiyiz 

Mutlak butlan kararına karşı hukuken bir sonuç alınmaması durumunda yedek bir partinin söz konusu olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, “Aynı tutarlılık içinde cevaplayacağım. İkinci bir parti, bir yedek parti, bir başka parti seçeneği Türkiye’deki tüm siyasi partilerin gündeminde olabilir. Ama bu bir kapatma davasına karşı bir tedbirdir. Butlana karşı öyle bir tedbir düşünmedik, düşünmeyiz. Çünkü biz burada ev sahibiyiz. Kiracılar gider, ev sahipleri kalır. Baba ocağından ayrılmayı düşünmeyiz. Baba ocağında kimin oturacağına da baba ocağının gerçek sahipleri karar verirler. Ona asliye mahkemeleri falan karar veremez” açıklamasında bulundu.

 

Yorumlar