İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Genel Merkez darmaduman!

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'ne polisin yaptığı müdahale tepki çekti

Genel Merkez darmaduman!

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, “Saray rejiminin yargı eliyle belediyeleri, sendikaları, siyasi partileri hizaya getirerek majestelerinin çizdiği sınırlarda siyaset yapma operasyonunun son halkası, CHP’ye mutlak butlan elbisesi giydirilmiş kayyım yönetimidir. Atanan kayyım bununla da yetinmemiş, CHP merkezinin zorla boşaltılması için devlet zoruna başvurmuş, provokatif girişimler üst üste gelmiştir. Bu tutumu kınıyoruz. Önce, Türkiye tarihinde bir ilke imza atarak yerel mahkeme kararıyla bir partinin genel merkezine ‘kayyım atama’ operasyonu gerçekleştirip, sonra da ‘Bakın işte birbirlerine girdiler. Bunlar ülkeyi nasıl yönetecek?’ diyenlere verilecek doğru yanıt, halkın seçme ve seçilme hakkının hukuksuzca gasp edilmesine karşı ses yükseltmek olmadır” dedi. Aslan, “Bugün devlet zoruyla CHP delegelerinin iradesini yok sayanlara karşı konulmazsa yarın iktidar, pervasızlığına boyun eğildiğini düşünerek seçme ve seçilme hakkına saldırıda daha da sınır tanımaz hale gelecektir. Bu ülkenin işçi ve emekçileri, sermaye iktidarının en küçük demokratik hakları bile ayaklar altına alma tutumuna teslim olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

TİP: “Sarayın kuklası”

TİP Genel Merkezinden yapılan açıklamada "Anayasa’ya açıkça aykırı bir yargı kararı gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkez binası kolluk kuvvetlerince işgal edilmiştir. Bir parti genel merkezinin gazla, plastik mermilerle, zorbalıkla zapt edilmesi kabul edilemez. Konu bir parti konusu değil, Türkiye demokrasisinin iktidar ve kuklaları tarafından yerle bir edilmeye çalışılmasıdır. Demokrasi, hukuk ve özgürlükler halkın mücadelesiyle kazanılır, halkın mücadelesiyle korunur. TİP, demokrasi mücadelesinin tarafıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, faşizme karşı meydanlarda yerimizi alacağımızı, halkla verilecek mücadelenin yoldaşı olacağımızı, Saray’ın kuklası kayyumu tanımayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Karşı devrime direneceğiz. Saray darbesine teslim olmayacağız" denildi.

Mesele memleket meselesidir

SOL Parti tarafından yapılan açıklamada, “Seçimsiz muhalefetsiz monarşik bir rejimi dayatmak üzere başlatılan bu büyük kuşatmaya birlikte karşı duracağız! CHP Genel Merkezine desteğe gelen yurttaşlara biber gazlı müdahale! Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Mesele memleket meselesidir, bu abluka dağılacak” denildi.

Bu durum kabul edilemez

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da yaptıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bu tabloyu, demokrasi ve hukuk açısından kabul edilemez buluyoruz. Demokratik düzenlerde parti binaları kaba kuvvetin değil, müzakere ve uzlaşının mekanlarıdır. Bir siyasi krizin polis eşliğinde değil diyalogla aşılması gerekir. Zorla, kapı kırmalarla, gazla siyasi bir mesele çözülemez. Bu durum kabul edilemez. Tarafların bu süreçte hukuki meşruiyet ve demokratik siyaset ilkelerini pusula edinmesini; sabır, olgunluk ve müzakere yolundan ayrılmamasını bekliyoruz. Sorunun siyasi irade ve kurumsal kapasite çerçevesinde hızla ve suhuletle çözüme kavuşturulması için hem ısrarcıyız hem de bu süreçte üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız. Ana muhalefet partisinde yaşanan her sarsıntı Türkiye’nin siyasal düzenini doğrudan etkiler. Tüm siyasi aktörlerin bu gerçeğin farkında olması gerektiğini düşünüyoruz. 86 milyon insanın geleceğine sahip çıkmak için tüm siyasi aktörlerin demokratik iradeye, müzakereye ve vakarla siyaset yapma geleneğine sahip çıkması şarttır.”

 

Yorumlar