İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Fatih Altaylı Silivri'de Ekrem İmamoğlu ile röportaj yaptı

Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB başkanı Ekrem İmamoğlu, aynı cezaevinde tutuklu bulunan Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı. İmamoğlu, PKK'nın silah bırakma süreci ile ilgili konuştu. "Samimiyet değil ciddiyet arıyoruz" dedi.

Fatih Altaylı Silivri'de Ekrem İmamoğlu ile röportaj yaptı

Silivri Cezaevi'ndeki tutuklu gazeteci Fatih Altaylı, aynı cezaevinde tutuklu CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile röportaj yaptı. İmamoğlu, Terörsüz Türkiye ismiyle başlatılan süreç ile ilgili "Bütün bileşenler bu sürecin parçasıdır. Terörsüz ve Demokratik Türkiye hedefinin asıl sahibi milletimizin kendisidir" ifadelerini kullandı.

Samimiyet aramıyoruz ciddiyet arıyoruz

İmamoğlu, Altaylı'nın TBMM'de kurulan komisyon ile ilgili olarak AKP'nin samimiyetine inanıyor musunuz? sorusuna yanıt olarak: "Ülkenin ve milletin kaderini böylesine derinden etkileyen bir mesele varsa adres millet iradesinin en üst kurumu olan TBMM'dir. Halkın temsili olmadan; onların dertleri, endişeleri, umutları ve hayalleri seslendirilmeden ne barışı sağlayabiliriz ne de bu barışı geleceğe taşıyabiliriz. Bu sebeple biz Meclis'te kurulacak bir komisyon etrafında çoğulcu ve kapsayıcı bir iradeyle bu sürecin gerekliliklerinin yerine getirilmesini ve milletin sürece dahil edilmesini ilk öneren parti olduk. İktidar tarafından girişilen komisyon çabası önemli, değerli ve zorunludur. Bizim görevimizse bu komisyonu milletimize gerçek mamada demokrasi, adalet ve toplumsal barışa armağan edecek çalışmalar yapmasını sağlamak, milletin sözünü komisyona taşımaktır. Biz bu sürecin demokrasiye, adalete ve yeni bir toplumsal mutabakata duyduğu ihtiyaca cevap verdiği müddetçe gerçek manasını bulacağına inanıyoruz. Biz hiçbir zaman iktidardan samimiyet ve iyi niyet beklemedik. Sözümüzü esirgemedik. Gerçek bir muhalefetten de geri durmadık. Samimiyet aramıyoruz fakat ciddiyet arıyoruz. Bu süreç AKP'den ibaret değildir. Bütün bileşenler bu sürecin parçasıdır. Terörsüz ve Demokratik Türkiye hedefinin asıl sahibi milletimizin kendisidir." ifadelerini kullandı.

CHP CUMHURİYETİN SİGORTASIDIR

İmamoğlu CHP'nin komisyona girmesine ilişkin "Birliğimiz ve bölünmez bütünlüğümüz esastır. Ay yıldızlı bayrağımızın altında Türkiye Cumhuriyeti'nin vatan evlatları olarak 86 milyonun eşit hissedarlığı esastır. Elbette hatalarımızdan ders çıkararak yaşadığımız çok büyük acıların yerine huzurun, barışın ve daimi bir birlikteliğin alması için çalışmalıyız. Şartlarımız var. Bu şartlar demokratikleşme, adaletin tesisi ve toplumsal barışın inşasıdır. Milletimizin bu sürece dair endişelerini görüyoruz. Herkes müsterih olsun. CHP demokrasinin, adaletin, barışın ve nihayetinde cumhuriyetin sigortasıdır." açıklamalarında bulundu.

KÜRTÇE ÖĞRENMEYE GAYRET EDİYORUM

Bir gün İstanbul'daki bir pazar ziyaretinde bana duygu dolu, güzel gözleriyle sevgi dolu duygularını Kürtçe dile getiren annemin sözlerini anlayamadan gözlerim nemli dinledim. Neden Türkçe bilmiyor? Neden annemiz Türkçe öğrenememiş? Neden bu imkan annemize sağlanamamış dedim. Ama sonra düşündüm ve kendime, "Sen neden biraz da olsa Kürtçe öğrenip aynı vatanı paylaştığın şu anneye birkaç cümle kurmayı düşünmedin?" diyerek elbette kendimi sorguladım. Aynı şehri paylaştığım komşularımın, vatandaşlarımın dilini azıcık bile olsa bilmem gerekir diyerek Kürtçe öğrenmeye gayret gösteriyorum." 

TARİHİ BİR SORUMLULUĞUMUZ VAR

Tarihi bir sorumluluğumuz var. Temel amacımız bugünü kurtarmak olamaz. Bu ülkede kimsenin koltuğu kendisine ait değildir. Bu ülkede 150-200 yıldır sandık mücadelesi veriliyor. Ama özellikle 102 yıldır Atatürk Cumhuriyeti ile makamların tamamı milletimize aittir. Kayyım diyerek AYM ve AİHM'i reddederek huzur da barış da gelmez. Ben memleketimin 86 milyon bütün vatandaşlarıyla tüm etnik köken, dil ve inançlarıyla muazzam bir geleceği kurabileceğine çok inanıyorum. Bu inancın temelinde de özellikle Türk, Kürt gençleri ve çocukları görüyorum."

Yorumlar