İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

İklim değişti felaket arttı

Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliğiyle yaz sellerine neden olan kuvvetli sağanakların daha sık görülebildiğini belirterek, “Artık bütün dünyada altyapılar değişmek zorunda” dedi. Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde yaşanan sel felaketini hatırlatan Türkeş, “Yaşanan felaket, sadece bir doğal afet değil, aynı zamanda doğayla insan yerleşiminin nasıl daha dengeli kurgulanması gerektiğini hatırlatan bir seldi” ifadelerini kullandı.

İklim değişti felaket arttı

Son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle, aniden meydana gelen ve ciddi hasarlara yol açan yaz sellerindeki artış dikkati çekiyor. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, AA muhabirine, yaz sellerinin, çok kısa süreli, kuvvetli sağanak sonucunda kuru toprakta birim alana en hızlı ve iri yağmur ya da dolu damlalarının düşmesiyle suyun yüzeysel akışa geçmesi sonucu oluştuğunu söyledi. Son yıllarda iklim değişikliği nedeniyle bu tür sellerin sıklığı ve şiddetinin arttığına işaret eden Türkeş, "Bütün dünyada kentleşme de bu durumda etkili oluyor. Bunun örneği, 11 Ağustos 2021'de Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde yaşandı. Yaşanan felaket, sadece bir doğal afet değil, aynı zamanda doğayla insan yerleşiminin nasıl daha dengeli kurgulanması gerektiğini hatırlatan bir seldi” ifadelerini kullandı.

Fazla nem tutabiliyor

Türkeş, bozulmuş arazi, eski dere yatakları, akarsuların olmaması, yanlış yerleşme ve ormansızlaşma gibi durumların yaz sağanağının etkisini artırdığına dikkati çekerek, “Buharlaşma arttıkça atmosferdeki nem yükseliyor, ısınan hava daha fazla nem tutabiliyor. Nemli ve sıcak hava kütlesine soğuk hava sokulduğunda ya da karşılaştıklarında konvektif kararsızlık oluşuyor. Bu da şiddetli sağanaklara ve gök gürültülü yağışlara neden oluyor. Bu yağışlar akarsuların taşmasına, sellere, heyelanlara ve su baskınlarına neden oluyor. Yaz mevsiminde, iklim değişikliğiyle havanın çok sıcak ve nemli, yağışa dönüşebilir su miktarının yüksek olduğu dönemlerde, her türlü yağış yaz sellerine neden olabilecek kuvvette ve gök gürültülü sağanaklar şeklinde düşebilir” dedi.

Teknik yapılar yetersiz

Türkeş, yaz sellerinin çoğunlukla Muson Asya'sı, tropikal, subtropikal iklimin egemen olduğu bölgelerde yaşandığına işaret ederek, son yıllarda iklim değişikliğiyle orta enlemlerde de etkili olmaya başladığını aktardı. Türkiye'de, en büyük sel felaketlerinin kuzeybatıda, Batı Karadeniz'de, Doğu Karadeniz'de, Kuzeydoğu ve Güneybatı Anadolu'da, İç ve Güneydoğu Anadolu'da görüldüğünü belirten Türkeş, bu yörelerin kendi coğrafi özelliklerinin felaketlere neden olduğunu anlattı. Türkeş, normal koşullarda 100 veya 500 yılda bir oluşma olasılığı olan yağışların bile daha sık görülmeye başlandığına dikkati çekerek, "Avrupa'da bile normalde iyi yönetilen bütün akarsu sistemleri taşıyor, sel önleme setleri, teknik yapılar yetersiz oluyor, kentler taşan akarsudan çok fazla etkileniyor ve sel sularının çekilmesi uzun süre alabiliyor" ifadesini kullandı.

Değişmek zorunda

İspanya ve Texas'ta bu yıl yaşanan sellere vurgu yapan Türkeş, “İklim değişikliğiyle, önümüzdeki 50 yıl içerisinde aşırı yağışların yol açacağı taşkınları, selleri, su baskınlarını giderek artan sıklık ve şiddette yaşayacağız. Artık bütün dünyada altyapılar değişmek zorunda. O yüzden kentlere çok iyi tasarlanmış, kentin fiziki coğrafya özelliklerini, topografyasını, akarsu jeomorfolojisini, doğal akarsu ağını, sosyoekonomik yapılarını, nüfusunu, olanakları dikkate alacak şekilde yağmur suyu drenaj sistemi oluşturulması gerekiyor. Kanalizasyon sisteminde ayrı şekilde yağmur suyunu toplama, dağıtma ve uzaklaştırma sistemleri kurulmalı” şeklinde konuştu. Türkeş, kentlerde yok edilen bütün eski akarsu sistemlerinin taşkın yataklarıyla birlikte korumaya alınması, çevresindeki kentleşmenin kaldırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar